Bölüm Hakkında

  • Konuk katılımcıların kısa yaşam öyküsü ve kariyer gelişimi
  • Logo’da çeşitlilik,fırsat eşitliği ve dahiliyet - Logo’da wellbeing programı
  • Logo Yazılım’da kadın çalışan olmak - Logo Yazılım’da çeşitlilik eğitimi
  • Logo çalışma kültürü ve ekip yapısı
  • Logo Yazılım’ın 2000'li yıllardan itibaren özel önem verdiği Agile metodoloji çalışanların günlük hayatına nasıl yansıyor?
  • Kariyerine ara veren kadınlara özel iş ilanı, I'm In
  • Logo Yazılı teknoloji ekibinin 1 günü nasıl geçiyor?
  • Çalışanların gelişimi için sunulan imkanlar neler?

Bölüm Metni

Ahmet Hoşgör:
— Herkese merhabalar. Ben Coderspace’in kurucusu Ahmet. Bugün Coderspace’in podcast serisi Codecast’te yeni ve gerçekten çok farklı bir bölümle karşınızdayız.
Bugün, Türkiye’deki çok önemli bir teknoloji şirketi olan Logo Yazılım’da kadın olmak, “Farklı Sesler, Ortak Güç” temalı bir program kaydediyoruz. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde aslında Logo Yazılım’da farklı yaşlarda, farklı kariyer yolculuklarına sahip üç kadın çalışanın hikâyelerini size aktaracağız. Onlardan dinleyeceğiz.
Üç konuğumuz var: Begüm Arş Türk, Chief Marketing and Customer Experience Officer olarak çalışıyor Logo Yazılım’da; Şükran Yüksel, Product Marketing Executive olarak çalışıyor, farklı bir hikâyesi var ve Zahide Taştan ise Logo Yazılım’da Data Scientist olarak çalışıyor.
Ben aslında tek tek hoş geldin demek isterim. Hoş geldiniz, nasılsınız? Her şey yolunda mı?
Begüm Arş Türk, Şükran Yüksel ve Zahide Taştan:
— Merhaba, hoş bulduk, teşekkürler.
Ahmet Hoşgör:
— Merhabalar, çok anlamlı bir kayıt, güzel bir bölüm olacağına eminim. İlk olarak Begüm’ü tanımak isteriz. Aramızda en kıdemli isim Begüm. Hem seni hem de kariyer gelişimini, şu anda Logo’da yaptıklarını dinlemek isterim.
Begüm Arş Türk:
— Evet, çok teşekkürler Ahmet. Öncelikle bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Tüm kadınlarımızın, tüm ekiplerimizin Kadınlar Günü’nü kutluyorum.
Bugün burada olmak benim için ayrıca gurur verici, arkadaşlarımla birlikte. Kısaca kendimden bahsetmem gerekirse; ben 1979 İstanbul doğumluyum. İstek Özel Belde Lisesi’nde Fen ve Matematik Bölümü’nden okul birincisi olarak mezun oldum. Ardından Yeditepe Üniversitesi Endüstri Mühendisliği’ne geçiş yaptım.
Dört yılı tamamladıktan sonra yine aynı üniversitede MBA alanında yüksek lisansımı tamamladım ve sonrasında iş hayatına atıldım.
Oldukça uzun bir kariyer hayatım var. Yirmi yılı aşkın süredir çalışıyorum. Çok farklı şirketlerde, çok farklı sektörlerde farklı roller üstlendim. Özetle; tekstil, perakende, telekomünikasyon ve şu anda da iş yazılımları alanında; satış, pazarlama, müşteri deneyimi ve ticari pazarlama gibi pek çok departmanda görev aldım.
Ahmet Hoşgör:
— Harika, çok güzel bir özet oldu. Güzel bir başlangıç oldu. Şükran, seninle devam edelim.
Şükran Yüksel:
— Merhabalar. Ben 1984 Afyon doğumluyum. Üniversite hayatına kadar Afyon’da yaşadım, üniversiteyle birlikte İstanbul’a taşındım. Bilgi Üniversitesi’nde London School of Economics ile bir iş birliği programı kapsamında İşletme ve Ekonomi bölümlerini tamamladım.
Daha sonrasında Siemens’te part-time çalıştım. Okuldan mezun olduktan sonra yaklaşık iki yıl Siemens’te tam zamanlı çalıştım. Ardından Fransa’ya, master yapmak üzere gittim. Marketing Management üzerine yüksek lisansımı tamamladıktan sonra Türkiye’ye döndüm.
Sonrasında telekomünikasyon sektöründe yaklaşık beş yıl pazarlama alanında çalıştım. Ardından annelik arası verdim diyebilirim. Bu aradan sonra da Logo Yazılım ile birlikte yeniden iş hayatına döndüm. Yaklaşık iki yıldır Logo Yazılım’da Product Marketing Executive olarak görev yapıyorum.
Ben de bu vesileyle 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum tüm kadınların, teşekkürler tekrardan.
Ahmet Hoşgör:
— Evet, o geri dönüş hikâyesini detaylı dinlemek istiyorum. Sektörde hep duyduğumuz ama bu sefer gerçekten yaşanmış bir hikâye olarak anlatabileceğiz. Türkiye’de böyle bir şeyin olması gerçekten çok kıymetli. Zahide, seninle devam edelim. Data scientist’lerle sık çalışıyoruz. Seni de tanımak isterim.
Zahide Taştan:
— Merhaba. Ben de öncelikle 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’müzü kutluyorum. Yirmi dört yaşındayım. Doğma büyüme İstanbulluyum. Marmara Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği mezunuyum.
Sektöre, iş hayatına yeni yeni atılan, Z kuşağı dediğimiz kitleye dâhilim. Üniversite sonrası yaptığım stajlar dışında ilk iş deneyimim Logo Yazılım oldu. Üç senedir Logoluyum. Stajdan tam zamanlıya uzanan bir hikâyem var. Yaklaşık iki senedir de teknoloji ekibine bağlı PaaS departmanında Data Scientist pozisyonunda görev alıyorum.
Ahmet Hoşgör:
— Evet, data science ile ilgili de sana özel sorularım olacak. Begüm, aslında kariyerinde birçok şirket var ve Logo Yazılım’da da yaklaşık sekiz senedir çalışıyorsun. Logo Yazılım, Türkiye’nin en önemli teknoloji şirketlerinden biri. Borsaya kote olan bir şirket, çok farklı ürünleri olan bir şirket. Biraz Logo Yazılım’daki çalışma kültüründen bahsedebilir misin?
Begüm Arş Türk:
— Tabii Ahmet, memnuniyetle. Öncelikle çok kısa Logo Yazılım’dan bahsetmek istiyorum. IDC Kurumsal Uygulama Yazılımları Pazar Payları Raporu’na göre Logo Yazılım, Türkiye’nin en büyük yerli iş yazılımı şirketi. Ayrıca bu sene kırkıncı yılımızı kutlamanın da büyük gururunu yaşıyoruz.
Ülkemizin, sektörün ve hizmet verdiğimiz müşterilerimizin özetle dijitalleşmesini hızlandırıyoruz. Dolayısıyla doğası gereği dinamik ve dönüştürücü bir şirketiz. Çalışma kültürümüz de bu dinamik yapıyla hizalanmış durumda.
Çalışanlarımızın %84’ü Logo’nun harika bir iş yeri olduğunu düşünüyor. Bu başarıyı 2023 Çalışan Bağlılığı Anketi ve Great Place to Work sertifikasıyla da taçlandırdık.
Fırsat eşitliği ve çeşitliliğin hâkim olduğu, gelişim odaklı, adil ve şeffaf bir çalışma ortamı oluşturmak için el birliğiyle çalışıyoruz. Logo’da çeşitlilik ve dahiliyeti şirket kültürümüzün temel taşı olarak kabul ediyoruz.
Farklı geçmişlere, deneyimlere, bakış açılarına ve becerilere sahip bireyleri bir araya getirmenin bizi daha güçlü kıldığına inanıyoruz. Bu sebeple ekiplerimizde çeşitliliği kucaklamak bizim için bir zenginlik kaynağı.
Logo’da uzun yıllardır çalışan bir birey, bir kadın ve aynı zamanda bir anne olarak şunu söyleyebilirim: Logo, benim sadece iş yaşamımı değil, özel hayatımda da mutlu ve sağlıklı olmamı önemsiyor. Bu kapsamda Logo Well adlı well-being programımızı hayata geçirdik İnsan ve Organizasyonel Dönüşüm departmanımızla birlikte; bu programla duygusal, fiziksel, finansal ve sosyal iyilik hâlini destekliyoruz. Sağlıklı bir iş-özel yaşam dengesi kurulması için çalışanlarımızı teşvik ediyoruz.
Aynı zamanda sürekli gelişime ve yeniliklere açık bir yapımız var. Çevik çalışma metodolojileri uyguluyoruz. Takım çalışması ve müşteri ihtiyaçlarına odaklanırken, kendini sürekli geliştiren, yeniliklere hızla uyum sağlayan ve yalın üretim felsefesinden esinlenerek kendine özgü tasarıma sahip olan Logo Agile Process Improvement System yazılım geliştirme sürecini kullanıyoruz şeklinde özetleyebilirim Ahmet.
Ahmet Hoşgör:
— Evet, güzel bir özet oldu. Çalışan esenliği gibi konular Türkiye’ye bazen gecikmeli gelebiliyor, sizde bunların olması önemli. Bununla birlikte dünyada da önemli bir trend. Çeşitlilik ve kapsayıcılık konusundaki yaklaşımınızı da merak ediyorum hem senin hem de Logo Yazılım’ın bu konudaki bakış açısı, uygulamaları nasıl?
Begüm Arş Türk:
— Logo Yazılım’da bizi benzersiz kılan tüm özelliklerimizi seviyoruz. Amacımız, farklılıklarımızdan beslenerek güçlü ve yaratıcı bir çalışma ortamı inşa etmek. 2023 Çalışan Bağlılığı Anketi’ne göre çeşitlilik endeksimiz %95 gibi oldukça yüksek bir skorla sonuçlandı.
Çeşitli ve kapsayıcı bir iş yeri oluşturarak sadece çalışanlarımıza değil, sürdürülebilir bir geleceğe de katkı sağlıyoruz. Bu kapsamda; toplumsal cinsiyet eşitliği, insana yakışır iş ve ekonomik büyüme ve eşitsizliklerin azaltılması gibi üç küresel amaca hizmet ediyoruz.
Eşitlik kazandırır anlayışıyla hareket ederek sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlıyoruz. Bu kapsamda 2020 yılından bu yana Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin imzacısıyız. Ayrıca teknoloji sektöründe kadın uzman sayısını artırmayı hedefleyen Teknoloji Kadın Derneği’nin çalışmalarına kurumsal üye olarak destek veriyoruz.
Şirket içinde de çeşitli ve kapsayıcı bir çalışma ortamı oluşturmak için her ihtiyacı gözeterek yenilikçi ve faydalı programlar hayata geçiriyoruz. Bu alandaki başarılarımız bizi Great Place to Work Women listesine taşıdı.
İnsan ve Organizasyonel Dönüşüm departmanı altında faaliyet gösteren Çeşitlilik ve Dahiliyet Çalışma Grubumuz bir empati haritası oluşturdu, böylece çalışanların iş ve özel hayat dengesinde yaşayabileceği zorlukları ortaya koyduk, bu alanlara yönelik çözümler geliştirdik.
Çözümlerimiz arasında anne adayı olan Logo’lulara doğum izni süreçlerinde destek verilmesi, doğum izni bitiminde annelerin işlerine ve rollerine adaptasyonunu kolaylaştıran uygulamalar geliştirilmesi gibi örnekler verebilirim. Hayata geçirilen Ebeveynler Kulübü, Logo’lu ebeveynleri bir araya getiren; bilgi ve sorun paylaşımını kolaylaştıracak bir yardımlaşma platformu olarak faydalar sunuyor. 2022 yılında farkındalık artırmak amacıyla tüm Logo’lulara Çeşitlilik ve Dahiliyet eğitimleri verdik. Bu kapsamda önce şirket geneline yönelik toplumsal cinsiyet eşitliği webinarı gerçekleştirdik.
Son olarak “I’m In” uygulamamıza ayrı bir parantez açmak isterim. Bu proje, benim de sponsor olduğum ve gönülden inandığım, hayata geçirdiğim konuların başında geliyor, Şükran’la birlikte. Günümüzde hâlâ kadınlar genellikle evlilik, çocuk gibi nedenlerle iş hayatına ara vermek zorunda kalabiliyor. Erkeklerle kadınların iş hayatında kalma süreleri arasında ciddi bir fark var. Logo Yazılım’da I’m In Programı ile kariyerine ara veren kadınlara iş hayatına geri dönmeleri için fırsatlar sunuyoruz. Büyük faydalar ve kazanımlar sunan bu program, ilham veren örneklerle büyük bir başarıyla devam ediyor. Burada sözü arkadaşlarıma bırakayım.
Ahmet Hoşgör:
— Gerçekten çok güzel bir yere bağladık. Bu I’m In konusu benim de çok ilgimi çekmişti. İlk gördüğüm anı hatırlıyorum. Ofisteydik, Instagram’da ya da LinkedIn’de bu programa denk gelmiştim. Kaydırırken beni durdurdu. Ekranda kaldım, uzun uzun okudum. Yanımdakilere de “Türkiye’de böyle bir şeyin olması ne kadar güzel.” demiştim.
Ama gerçek bir örneğini dinlemek çok daha kıymetli. Şükran, buradan sana sormak isterim; I’m In Programı nedir? Sen nasıl bir yolculuktan geçtin, bu sürece nasıl hazırlandın? Kariyere geri dönme motivasyonun neydi? Birinci ağızdan dinlemek çok iyi olacak.
Şükran Yüksel:
— Teşekkür ederim. Bu fırsatı yakaladığım için gerçekten çok mutluyum. Çünkü bu zamana kadar bulunduğum her ortamda bu programdan bahsediyorum. Çok fazla soru alıyorum. “Ne yapıyorsun?” dediklerinde, “Logo’nun I’m In Programı ile iş hayatına geri döndüm.” diyorum. Herkes çok şaşırıyor. “Böyle bir uygulama mı varmış?” diyorlar.
Türkiye’de bunun örneğini, ben I’m In ile çalışana kadar sadece bir global firmada rastlamıştım. Onun haricinde böyle bir uygulaması olan firma görmedim. O yüzden bu programı temsil etmekten ayrıca mutluyum.
I’m In Programı, 2022 yılında hayata geçirildi Logo Yazılım tarafından. Kariyerine herhangi bir sebeple ara vermek zorunda kalan kadınların iş hayatına geri dönmesi için fırsat sunan bir program. Programın amacı; kariyerine herhangi bir sebeple ara vermek zorunda kalan kadınların iş hayatına yeniden dönmesini teşvik etmek. Geçmiş deneyimlerini, becerilerini ve potansiyellerini yeniden kullanmaları için destek sağlamak ve Logo’nun çeşitlilik ve kapsayıcılık kültürünü geliştirmek olarak özetleyebiliriz.
Ben Haziran 2022’de bu programla Logo Yazılım ailesine katıldım. Benimle birlikte Mart 2022’den bu yana toplamda dört kadın arkadaşımız I’m In kapsamında Logo’da çalışmaya başladı.
Süreci bu şekilde özetleyebilirim. Tabii I’m In Programı’na kadar olan süreçten bahsetmem gerekirse benim için iş hayatına dönmenin en büyük motivasyonu üretmeye duyduğum özlemdi. Bir kadın olarak üretmeyi özlemek. Hayatımı hep kendi ayaklarım üzerinde durmak üzerine planladım ve kurguladım. Anne olma kararıyla gönüllü olarak iş hayatına ara verdim. Belli bir süre çocuğuma kendim bakmak istediğim için gönüllü bir ara vermeydi. Daha sonra iş hayatına geri dönmek istediğimde maalesef pandemi süreciyle karşılaştım. İstanbul’da aileden uzakta yaşamak ve çocuğumu emanet edecek kimsenin olmaması, çocuğumun henüz okul çağında olmaması gibi nedenlerle bu ara uzadı. Ama zamanla her şeye çözüm buldum. Çalışmayı, üretmeyi çok özlediğim ve kendi ayaklarımın üstünde durmak istediğim için iş aramaya başladım.
İş aramaya başladığımda karşılaşacağım zorlukları biliyordum. Uzun süre ara vermiş bir kadın olarak Türkiye’de iş hayatına dönmenin kolay olmayacağını da biliyordum. Ama geçmiş tecrübeme, iş hayatında kazandığım yetkinliklere ve motivasyonuma güveniyordum.
Tam bu sırada Logo Yazılım ile karşılaştım. İlginç tesadüfler de oldu. Bana ilk Logo Yazılım’ı öneren arkadaşlarımdan bir tanesi de anneydi ve kardeşi Logo Yazılım’da çalışıyordu ve Logo Yazılım hakkında çok güzel şeyler söylemişti. Araştırdığımda I’m In Programı’nı gördüm ve bu beni çok mutlu etti çünkü biraz önce bahsettiğim zorlukları düşünmek zorunda kalmayacağım bir başvuru olacaktı benim için. Hemen başvurdum ve işe alım sürecini tamamlayarak Logo Yazılım ailesine katıldım.
Bir de şunu eklemek isterim; benim motivasyonlarımdan bir tanesi de 7 yaşında bir oğlum var. Bugüne kadar kendi ayakları üstünde durmak isteyen bir kadın oldum. Oğlum benimle ilk tanıştığında ben çalışmıyordum. Ona da annesinin çalışan, üreten bir kadın olduğunu göstermek istedim. Bu da benim en büyük motivasyonlarımdan biriydi.
Buradan, benim gibi iş hayatına gönüllü ya da mecburi sebeple ara vermiş ama kariyerine kaldığı yerden devam etmek isteyen tüm kadınlara benim hikâyemin ilham olmasını istiyorum açıkçası. Logo Yazılım’ın şu anda da açık olan I’m In Programı kapsamındaki açık pozisyonlarına başvurmalarını tavsiye ederim. Bununla ilgili Logo Yazılım’ın tüm sosyal medya hesaplarından I’m In ilanına başvurunuzu yapabilirsiniz. Umarım güzel bir süreç sizinle olur başvuru sonrasında diyerek Ahmet, sözü tekrar sana bırakıyorum.
Ahmet Hoşgör:
— Bölmek istemedim çünkü gerçekten çok etkileyici bir hikâyeydi. Türkiye’de böyle bir yol açmak çok kıymetli, burada yürüyenlerin olduğunu görmek çok kıymetli. İş hayatında bazen insanları bloke eden boşluklar oluyor. Bu boşlukları doldurmak, bu sorunları ortadan kaldırmak için durup düşünmek ve projeler üretmek gerekiyor. I’m In de bunun çok güzel bir örneği.
Şükran, döndükten sonraki süreci de merak ediyorum. İş-özel yaşam dengesini nasıl sağladın? İçeride bunu destekleyen uygulamalar var mı? I’m In sonrası deneyimini de dinlemek isterim.
Şükran Yüksel:
— Evet, bu da benim için farklı bir deneyim oldu… Çünkü ben iş hayatına ara vermeden önce tamamen ofisten çalışıyordum. Uzaktan çalışma deneyimim yoktu. Pandeminin girmesiyle beraber bütün dengeler değişti ve benim iş hayatına dönüşüm de açıkçası uzaktan çalışmayla başladı.
Bu anlamda hâlihazırda uzaktan çalışma deneyimi olan insanların bile belli zorluklar yaşadığını düşünürsek, ben de ilk girişimde “Acaba zorlanır mıyım? Özellikle ara verdiğim için adaptasyonda sıkıntı yaşar mıyım?” gibi endişeler taşıdım. Fakat Logo Yazılım bana bu noktada çok destekleyici bir yaklaşım sergiledi.
Az önce bahsettiğimiz Logo’nun fırsat eşitliği, çeşitlilik ve kapsayıcı yaklaşımı sayesinde bu endişeleri aşmam benim için oldukça kolay oldu. Daha I’m In Programı’yla girdikten sonra birebir İK departmanından çokça insanla görüşme yaptık. Her şey yolunda mı, özel bir ihtiyacım var mı gibi konularda gerçekten yakından ilgilenildi. Tabiri caizse pozitif ayrımcılık yapıldığını söyleyebilirim. Bu da beni çok mutlu etti. Zaten iş hayatına oldukça istekli bir şekilde geri dönmüştüm. Bir de böyle bir ilgiyle karşılaşmak beni gerçekten çok ayrıcalıklı hissettirdi. O yüzden daha ilk günden itibaren bu dengeyi sağlamam konusunda Logo Yazılım bana çok yardımcı oldu.
Sadece bahsettiğim noktalarla da sınırlı kalmadı. Farklı uygulamalarla da bu dengeyi kurmamı desteklediler. Mesela Logo Well programı kapsamında düzenlenen webinarlar, atölyeler; Çalışan Destek Programı kapsamında Logo Yazılım’ın sunduğu psikolog, diyetisyen ve bütünsel sağlık koçluğu hizmetleri, esnek çalışma saatleri ve hibrit çalışma düzeni gibi pek çok uygulama benim iş hayatıyla özel hayatı dengelemem konusunda bana çok yardımcı oldu ve hâlâ da olmaya devam ediyor. Örneğin esnek çalışma saatleri. Çoğunlukla evden çalışıyoruz, haftanın iki günü ofise gidiyoruz. Evde olduğum günlerde çocuğumu okula bırakabiliyorum, okuldan alabiliyorum. Eşimle birlikte bunu rahatça planlayabiliyoruz.
Çalışma saatlerini de 07.00-16.00, 08.00-17.00 ya da 09.00-18.00 şeklinde kendi programımıza göre esnek biçimde ayarlayabiliyoruz. Kendi planımızı kendimiz yapabiliyoruz. Bu anlamda oldukça özgür olduğumuzu söyleyebilirim.
Yönetici-çalışan iletişimi ve dengesi konusunda da gerçekten çok yüksek bir seviyede bir şirket. Bütün bunları bir araya getirdiğimde, Logo Yazılım’ın bu dengeyi sağlamam için bana gereken her şeyi sunduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
O yüzden çok mutlu ve huzurlu bir şekilde çalışıyorum. Özel hayatıma, çocuğuma ve kendime de rahatlıkla vakit ayırabiliyorum. Begüm’ün söylediği gibi, mutlu, huzurlu ve sağlıklı bir şekilde çalışmama gerçekten çok yardımcı oluyor Logo Yazılım.
Üstelik Product Marketing Executive olarak çalışıyorum. İlk başladığımda yönettiğim bir ürün vardı, şu anda portföyüme bir ürün daha eklendi ve ikisini birlikte yürütüyorum. Yani ara vermeden önceki tecrübemi kaldığı yerden, hiçbir şey kaybetmeden devam ettirme şansı verdi bana Logo. Ben de bunun karşılığını çalışarak vermeye çalışıyorum diyebilirim.
Ahmet Hoşgör:
— Süper. Aslında teknoloji zaten önde giden, hızlı gelişen bir alan. Teknoloji şirketlerinden de böyle yaklaşımlar bekliyoruz. Burada Logo Yazılım gerçekten öncü bir programla, öncesini, anını ve sonrasını çok iyi tasarlamış gibi görünüyor. Bu hikâyeyi dinlemekten ve paylaşmandan ben ekstra mutlu oldum. Begüm, sonuçta Logo bir yazılım şirketi. Kadın liderlerin yeri nedir sence? Kadın liderlerin bir yazılım-teknoloji şirketindeki temsiliyetini nasıl değerlendiriyorsun?
Begüm Arş Türk:
— Öncelikle Şükran’ın hikâyesi benim için gerçekten çok etkileyici ve ilham verici. Ufak bir ekleme yapmak istiyorum. Şükran bana şunu da gösterdi: Biz doğum ya da benzeri sebeplerle iş hayatına ara verdiğimizde -kaç yıl olursa olsun- aslında sadece iş hayatına ara vermiyoruz. Duygusal durumumuz, statümüz, yaşam koşullarımız da değişiyor kadınlar ve anneler olarak. Aradan kaç yıl geçerse geçsin tutku, iş aşkı ve öğrenilmişlerin sanki hiç ara verilmemiş gibi iş hayatına yansıyabildiğini Şükran’da net bir şekilde gördüm. Bunu Codecast’teyiz diye söylemiyorum; bunun en güzel kanıtı da şu an iki farklı kategoride, çok kıymetli iki ürünümüzden sorumlu pazarlama yöneticimiz olarak aramızda olması. Benim için gerçekten çok ilham verici.
Kadın liderlerin yönetimdeki temsiliyetine gelirsek; kadınlar toplumun ayrılmaz bir parçasıysa, iş hayatında da vazgeçilmez bir konumdalar. Buna rağmen, dünya genelinde liderlik pozisyonlarında kadınların varlığının ancak son yıllarda yavaş yavaş güçlendiğini görüyoruz.
Kadınların önündeki engeller azaldıkça, o “cam tavanlar” ortadan kalktıkça iş dünyasındaki varlıkları da artacak. Burada şirketlerin kadınların iş hayatına eşit şartlarda katılımını ne kadar desteklediği ve bu konuda hangi projeleri hayata geçirdiği, hangi alanlarda aksiyon aldığı çok önemli.
Her şeyden önce kadınların liderlik pozisyonunda yer almasının en önemli faydalarından biri bence sundukları düşünce çeşitliliği. Sorunlara ve zorluklara farklı açılardan yaklaşabiliyoruz. Bu da gözden kaçabilecek yenilikçi çözümlerin ve fırsatların ortaya çıkmasına yardımcı oluyor.
Bunun en önemli nedenlerinden biri de kadınların genellikle güçlü ekipler kurma, olumlu bir çalışma ortamını teşvik etmeye yardımcı olabilecek iletişim ve iş birliği becerilerine sahip olması. Araştırmalarda liderlik pozisyonlarında daha fazla kadın bulunan şirketlerin daha kârlı ve başarılı olma eğiliminde olduğu gösteriliyor.
Burada birkaç veri paylaşmak isterim. İngiliz Glasgow ve Leicester üniversitelerinin araştırmalarına göre, yönetici ekiplerinde cinsiyet çeşitliliği açısından iyi konumda yer alan şirketlerin ortalamanın üzerinde kârlı olma olasılığı diğerlerine göre %25 daha yüksek. Dünya genelinde bu konuda başı çeken ülkeler arasında şirket yönetim kurullarında %40’ın üzerinde kadın temsiliyle Fransa, İzlanda ve Norveç bulunuyor -bu da Dünya Ekonomi Forumu tarafından yapılan bir araştırmaya referansla-.
Türkiye’ye baktığımızda, Yönetim Kurulunda Kadın-Türkiye raporunun 2022 yılı sonuçlarına göre Borsa İstanbul’a kayıtlı 475 şirketin yönetim kurullarının %17,5’i kadınlardan oluşuyor.
Peki Logo Yazılım’da durum nasıl? 2023 yıl sonu itibarıyla çalışanlarımızın %45’i, Logo Grup üst yönetiminin %38’i ve en önemlisi yönetim kurulumuzun %50’si kadınlardan oluşuyor. Bu oranlar, Logo Yazılım’ın kadın çalışanlar ve yöneticiler için tercih edilen bir şirket olduğunun altını çiziyor.
Gelişmeye her zaman açık. Bu başarımızın altında; kurum kültürümüz içinde çeşitliliğin ve dahiliyetin sağlanması için yürütülen çok güçlü uygulamalar ve iş birlikleri yer alıyor Ahmet.
Ahmet Hoşgör:
— Evet, harika bir özet oldu. Biraz da gençlerin deneyimlerine bakalım. Zahide, kuşak konusuna da değinmiştin. Logo’da gençlere yönelik neler var, bir gün nasıl geçiyor? Agile’ı çok önemsediğini biliyorum Logo Yazılım’ın. Data scientist’ler Agile çalışmayabiliyor ama sizde çoğu ekip böyle gibi galiba ama Zahide senin bakış açından, senin ağzından dinlemek isterim Logo Yazılım’ı.
Zahide Taştan:
— Öncelikle Logo’da gençlere yönelik imkânlardan bahsedeyim. Bu zaten çevremden de en çok aldığım sorulardan biri. Genç yetenekleri Logo’ya kazandırmak için Login Staj programlarımız bulunuyor. Login Staj Programı çatısı altında Login Summer, Login Winter, Login Junior ve Login Bootcamp programlarımız var.
Login Junior lise öğrencilerine, Login Bootcamp yeni mezun yazılımcılara yönelik. Login Summer ve Login Winter ise üniversite öğrencileri için düzenlenen staj programları. Bu programlarda ve işe alım süreçlerinde fırsat eşitliği gözetiliyor. 2023 yılında stajyer olarak işe başlayanların %47’si kadındı.
Ben de 2021 yılında Login Summer programıyla İş Sağlığı ve Güvenliği departmanında İş Analistliği stajına başladım. Sonrasında part-time çalışma sürecimde aynı departmanda ekip liderim eşliğinde bir veri bilimi projesi gerçekleştirdik. Part-time sürecim bittikten sonra da Logo’daki veri bilimi ekibine dâhil oldum.
Bilgisayar bilimleri çok geniş bir alan. Üniversite öğrencileri için bu kadar çok seçenek arasında hangi alana yöneleceğine karar vermek gerçekten zor olabiliyor. Kariyer yolculuğunun en kritik dönüm noktalarından biri o sektörde hangi alana yöneleceğini belirlemek. Bu süreçte en önemli ve en değerli adımlardan biri staj yapmak. Kendi deneyimimden de yola çıkarak söyleyebilirim ki Logo’da staj yapmak benim için sadece alanımı keşfetmek değil, aynı zamanda tam zamanlı profesyonel kariyerime açılan bir kapı oldu. Logo’nun yerinin kariyer hayatımda farklı bir yeri olacağını düşünüyorum.
Şu anda Login Summer staj programının başvuruları üçüncü, dördüncü sınıf ve ön lisans öğrencileri için açık. Yazılım, teknoloji, pazarlama, insan ve organizasyonel dönüşüm, satış gibi birçok alanda stajyer alımı yapılıyor. Başvurmak isteyenleri sosyal medya ve kariyer hesaplarımıza yönlendirmek isterim.
Ahmet Hoşgör:
— Süper, call to action’ı da aldık. Peki sana ilham veren kadın liderler, rol modeller oldu mu?
Zahide Taştan:
— Spesifik bir isimle cevap vermek istemem açıkçası. Çünkü Logo’da tanıştığım her kadından farklı konularda ilham alıyorum. İş başarılarından, iş yapış disiplinlerinden, iş-özel hayat dengelerinden, bakış açılarından… Hepsinden kendime notlar çıkarıyorum. Farklı kuşaklardan kadınlarla çalışmak benim için büyük bir avantaj.
Ahmet Hoşgör:
— Bunu duymak güzel. Bahsettiğin kişiler farklı jenerasyonlardan, jenerasyon konusu çok tartışılıyor ama sen farklı kuşaklarda olan kişilerle nasıl iletişim, iş birliği sağlıyorsun?
Zahide Taştan:
— Logo’da farklı kuşakların bir arada çalıştığı çeşitli ve zengin bir iş ortamı var. Logo’da açık bir iletişim kültürü hâkim. Bu sayede farklı kuşaklar arasında açık ve net bir iletişim sağlanabiliyor. Hayatın her alanında fikir ayrılıkları elbette oluyor ama doğru iletişim bu tarz fikir ayrılıklarını çözüme ulaştırabiliyor ve bunu Logo için rahatlıkla söyleyebiliyorum. Çünkü aynı sıralarda oturduğum arkadaşlarımdan sektörde maalesef bunu yapamamalarından kaynaklı çok fazla sorun yaşadıklarını duyuyorum. İş hayatıma Logo’da hem çok güzel bir ekiple hem de aramızda kuşak farkı da olsa çok iyi yöneticilerle başladığımı düşünüyorum. Bu durumun dezavantajını değil de her zaman avantajını yaşıyoruz aslında. Farklı bakış açılarını bana gösterebilen, aynı zamanda da bakış açımın değerli olduğunun farkında olmamı sağlayan insanlarla birlikte çalışıyorum.
Ahmet Hoşgör:
— Evet. Kuşak ve yaştan ziyade sanırım doğru insan ve doğru kültür. Yani bunlar olduktan sonra ben de çünkü böyle bir ekiple başlamıştım kariyerime. Doğru insanlar, doğru bir kültür olduktan sonra yaş ve jenerasyon bence de çok anlamlı değil. Yani bu konuda ayrıştırma yapmak çok anlamlı değil. Peki başa dönecek olursan Begüm, sence Logo nasıl bir iş yeri desem ne düşünürsün ne dersin bana?
Begüm Arş Türk:
— Ben Logo’yu, kurumsal hayatın en keyifli hâli olarak tanımlarım. Bunu kendi sohbetlerimizde de sıkça dile getiriyoruz. Hem burada tabii Logo Yazılım’ın ne kadar doğru ve iyi bir yer olduğundan bahsediyoruz ama ben sohbetimizin sonuna gelirken de şöyle bir mesaj vermek istiyorum; bu iş çok uzun bir yolculuk, iş hayatı. Burada önemli olan içinde bulunduğumuz koşulları doğru değerlendirip, o anki motivasyon unsurlarımıza odaklanarak o noktada kalıp devam edip etmeme kararını her şeyi uçtan uca değerlendirerek vermek.
İyi bir iş yerinde çalışıyor olabilirsiniz, ilişkilerinizde sıkıntılar olabilir. Sektör sizlere yeteri kadar entelektüel gelmeyebilir. Kadınlar olarak bu işleri uçtan uca analiz etmekte çok çok iyi olduğumuzu düşünüyorum.
Benim açıkçası naçizane ufak notum arkadaşlarım için bu olur. Mevcut durumu analiz etmek ve hep daha iyiye odaklanmak. Logo Yazılım da hem yönetim anlamında hem sektör anlamında hem takım arkadaşlığı, iletişim, iş birliği anlamında çalışanlarına çok güzel bir ortam sunan, kelimenin anlamıyla hümanist bir ortam diyebilirim.
Ahmet Hoşgör:
— Evet, böyle geçmiş deneyimlerden de süzülen çok güzel bir cevap oldu. Teşekkürler Begüm. Şükran sen ne dersin, sen nasıl cevap verirsin bu soruya?
Şükran Yüksel:
— Logo Yazılım aslında benim için en temel tanım şu: Çalışanına değer verdiğini gerçekten hissettiren bir şirket. Bunu sadece söylemde bırakmayan, hayata geçiren bir yer. Bundan öncesinde de genelde çalıştığım yerlerde uzun soluklu çalıştım. Böyle çok sık iş değiştiren biri olmadım ama bana bunu layıkıyla hissettiren gerçekten Logo Yazılım oldu diyebilirim. Özellikle iş hayatına ara verdiğim dönemden sonraki dönüşümde bu kadar insani yönü çok güçlü olan, yani kişiliği olduğunu düşünürsek Logo Yazılım’ın gerçekten çok insani bir kişiliği var. Benim birinci sırada söyleyeceğim bu olur çünkü kurumsal hayatla bu insaniliği yan yana getirmek her zaman çok kolay olmayabiliyor şirketler için. Söyleyebileceğim en önemli şey bu olur diyebilirim Logo Yazılım’la ilgili. Gerçekten huzurlu bir şekilde çalışıyorum. Ekibimi seviyorum, insanları seviyorum, takım arkadaşlarım çok iyi o yüzden de benim için en önemli şey bu diyebilirim.
Ahmet Hoşgör:
— Güzel. Yani bir kelime bulutu yapsak hakikaten ikinizden de böyle güzel kelimeler çıktı. Hümanist, huzurlu; bunlar çok önemli kelimeler. Zahide seni de dinlemek isterim, geçmiş deneyimlerini kıyaslama ihtimalin belki biraz daha düşük olabilir ama seni de duymayı isteriz.
Zahide Taştan:
— Tabii, benim için de Logo Yazılım içerisinde her renkten insanın olduğu ve o insanlardan deneyimleri alabildiğim bir havuz gibi. İçeride gerçekten insanlar birbirine saygılı ve açık iletişim kültürü hâkim. Benim dediğiniz gibi ilk iş deneyimim ve ilk iş deneyimimin buradan başlaması, benim bu atmosferde kendi kariyerime, yolculuğuma başlamam benim için çok değerli.
Ahmet Hoşgör:
— Harika. Zahide, bu konuda sen de bahsettin konuşmanda işte farklı mevsimlerde olan o programlarla alakalı. Ama tabii ki bunu dinleyenlerin temel amacı ve motivasyonu da başvurmak oluyor. Sizi dinleyip ilham alarak aslında Logo’da çalışmaya başlamak da oluyor. Bu konuda bize neler söylersin, nasıl bir çağrı yapmak istersin? Başvurmak isteyen stajyerlere, belki tam zamanlı arayışta olanlara?
Zahide Taştan:
— Login Summer staj programımızın şu anda başvuruları açıldı. Üçüncü ve dördüncü sınıf veya ön lisans öğrencileri için başvuruya açık durumda. Yine birçok alanda stajyer alımı yapılıyor. Bu alanlar yazılım, teknoloji, pazarlama, insan ve organizasyonel dönüşüm, satış gibi birçok departman. Başvurmak isteyen arkadaşlarımızın sosyal medya hesaplarımızı ve kariyer hesaplarımızı takip etmelerini rica edeceğim. Bu sayfalardan ilanlarımıza ulaşabilirler.
Son olarak da ben kısa birkaç şey söylemek istiyorum. Özellikle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde bu podcast’te yer almak, yine rol model alabileceğim farklı kuşaklardaki Logo’lu kadınların hikâyelerini dinlemek benim için çok önemli bir deneyim oldu. Ve bu podcast aracılığıyla kadın olarak seslerimizin, deneyimlerimizin daha geniş kitlelere duyurulması ve toplumda daha fazla farkındalık yaratması da çok kıymetli aynı zamanda. Yazılım dünyasında her zaman farklı seslere yer olduğunu, ortak gücümüzle sektörümüzü çok daha ileriye taşıyabileceğimizi de biliyoruz. Teşekkür ederim Ahmet, sözü tekrar sana vereyim.
Ahmet Hoşgör:
— Çok teşekkürler, güzel bir bitiriş oldu. Codecast’te çok farklı bölümler yaptık ama bu bölümü tanımlamak gerekirse özel diyebiliriz. Özel bir bölüm oldu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne de özel bir bölüm. Logo Yazılım’ın da tabii bu alanda anlatacak çok şeyi varmış ki anlattılar da. Ben çok keyif aldım. Dinleyenler de umarım keyif almıştır. Begüm Arş Türk, Şükran Yüksel ve Zahide Taştan bizlerleydi. Çok teşekkür ediyorum üçünüze de konuk olduğunuz için.
Begüm Arş Türk, Şükran Yüksel ve Zahide Taştan:
— Biz teşekkür ederiz.