Çalışma hayatında çalışan sirkülasyonu olabiliyor. Şirketlerde performans, yenilik, büyüme, küçülme gibi birçok sebeple çalışanlar iş yerlerinden ayrılabilir ya da işten çıkarmalar söz konusu olabilir. Bu gibi durumlarda hem işverenler hem de çalışanlar açısından büyük öneme sahip konulardan bazıları ihbar süresi ve ihbar tazminatıdır.
Belirsiz süreli iş sözleşmesine bağlı olan işçiler, haklı sebepler olmadan sözleşmeyi feshetmek ve işlerinden ayrılmak isterlerse bu durumu işverenlerine belirli bir süre içerisinde bildirmeleri gerekir.
Aynı şekilde işverenler de işçilerin iş sözleşmesini haklı sebepler olmadan feshetmek ve işten çıkarmak isterlerse bu durumu belli bir süre önce çalışanlarına bildirmelidirler. Bu bildirim sürecine “ihbar süresi” denir.
Yani ihbar süresi, işçi ya da işverenin işten çıkarmadan önce diğer tarafa bildirimde bulunması gereken süreyi ifade eder. Eğer bu süreye uyulmazsa, karşı tarafın hakları korunur ve ihbar tazminatı devreye girer.
İş akdinin feshedilmesi sürecinde, tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerini düzenleyen bu süre, işten ayrılma sürecinin yasal zeminde gerçekleşmesini sağlar.
İhbar süresinin ne kadar olacağı çalışanın işyerindeki kıdemine göre değişiklik gösterir. Bu süreler, 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesi ile belirlenmiştir.
2 yıllık çalışma süresi olan işçi ile 5 yıllık çalışma süresi olan işçinin ihbar süresi ve tazminatı farklıdır. Çalışma süresi arttıkça ihbar süresi de artış gösterir.
Şimdi gelin ihbar sürelerine daha yakından bakalım. 👇
İhbar süresi, çalışanın işyerindeki kıdemine göre değişir. İş Kanunu’na göre süreler şu şekildedir:
Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir ve taraflar o sürelere uymak durumundadır. Aksi halde her iki taraf için de cezai yaptırım uygulanır.
İhbar süresi içinde taraflar iş sözleşmesini feshetse bile çalışmaya devam etmelidir. Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında ihbar tazminatı ödemek zorundadır.
Taraflar iş sözleşmesini feshetse dahi belirtilen süreler içinde çalışmaya devam edilmelidir.
📍Not: Belirli süreli iş sözleşmeleri süreksiz olduğu için haklı fesih sebebi olmadığı sürece son tarih geldiğinde fesih bildirimi gerektirmeden kendiliğinden sona erer. Ancak istisnai olarak belirli süreli iş sözleşmesi 10 yıldan fazla süre için yapıldığında ise sözleşmenin bitiminden sonraki 6 ay içinde fesih bildirimi yapabilir. İhbar süresinin istisnai konuları için aşağıda daha fazla bilgi bulabilirsiniz.
İhbar süresine uyulmaması durumunda her iki taraf mağduriyet yaşar. Bu nedenle, ihbar sürelerine uymayan taraf, ihbar tazminatı ödemek zorundadır.
Örneğin, işveren işçiyi önceden haber vermeden işten çıkarırsa, işçiye ihbar tazminatı ödemek zorundadır. Aynı şekilde, çalışan da işten ayrılırken ihbar süresine uymazsa, işverene bu sürenin maaş karşılığını ödemelidir.
İhbar tazminatı hem çalışanları hem de işvereni maddi açıdan ilgilendiren haklardan birisidir ve İş Kanunu Mevzuatında belirsiz süreli iş sözleşmesinin feshi sırasında taraflardan birinin, kanunen belirlenmiş ihbar süresine uymadan sözleşmeyi sonlandırması halinde, karşı tarafa ödemek zorunda olduğu tazminattır.
İş sözleşmesi feshedilmeden önce, taraflardan biri (işçi ya da işveren), diğer tarafa durumu belirli bir süre önceden bildirmekle yükümlüdür. Bu süreye “ihbar süresi” denir. Eğer taraflardan biri bu süreye uymazsa, karşı tarafa bu sürenin ücretine denk gelen tutarı “ihbar tazminatı” olarak ödemek zorundadır.
Genel yanlış kanının aksine ihbar tazminatı yalnızca işveren tarafından işçiye ödenebilen bir tazminat türü değildir; ihbar tazminatını, yukarıda saymış olduğumuz şartları sağlamak kaydıyla hem çalışan hem de işveren talep edebilmektedir.
Örneğin, işveren işçiyi hiçbir bildirimde bulunmadan işten çıkarırsa, işçiye ihbar süresi kadar çalıştırmadığı günlerin ücretini ödemek zorundadır. Benzer şekilde, işçi de ihbar süresine uymadan işi bırakırsa, işverene tazminat ödemekle yükümlüdür.
İşçinin istifasında ya da iş sözleşmesini feshetmesinde haklı bir sebep yoksa ihbar süresine uymalıdır aksi durumda işverenine ihbar tazminatı ödemek zorundadır.
İşveren de işçinin sözleşmesini haklı bir sebep yokken feshetmek isterse ihbar sürelerine uymakla yükümlüdür aksi takdirde işçiye ihbar tazminatı ödemek zorundadır.
Tabii ki bu kurala uymayan istisnai bazı durumla var. Bazı durumlarda ihbar süresine uymadan iş sözleşmesi feshedilebilir. Gelin şimdi bu durumlara göz atalım;
İşveren açısından:
İşçi açısından:
Diğer durumlar:
1. İşveren Tarafından Fesih:
İşveren, işçiyi işten çıkarmak istediğinde yukarıdaki süreler kadar önceden yazılı olarak bildirimde bulunmalı ya da bu sürenin ücretini (ihbar tazminatı) peşin ödemelidir.
2. İşçi Tarafından Fesih:
İşçi işten ayrılmak istediğinde de aynı şekilde ihbar süresine uymak zorundadır. Aksi halde, işveren işçiden ihbar tazminatı talep edebilir.
Evet, ihbar süresi boyunca işçi ücretini tam olarak almaya devam eder. İşten çıkarılacağı veya işten ayrılacağı önceden bildirilen işçi, ihbar süresi boyunca normal şekilde çalışmaya devam eder.
Bu süre içinde:
İşçiler ihbar süresi içerisinde mesai saatlerinde günde en az iki saat olmak üzere iş arayabilir, iş görüşmelerine gidebilir. Buna iş arama izni denir.
Bu izin süresi ücretli izin kapsamındadır. Yani işveren işçiden ücret kesintisi yapamamaktadır. İznin, günün hangi saatlerinde kullanılacağı işveren tarafından belirlenebilir. İşveren yeni iş arama iznini vermez veya eksik kullandırırsa işçi o süreye ilişkin ücreti almaya hak kazanır.
İş arama izinleri işçinin isteğine göre birleştirilerek toplu şekilde de kullanılabilir. Ancak iş arama iznini toplu kullanmak isteyen çalışan, bunu işten ayrılacağı günden önceki günlere denk getirmek ve bu durumu işverene bildirmekle sorumludur.
Yıllık izin kullanan işçiye işten çıkarıldığı ihbar süresi verilmeden bildirilir aynı şekilde ihbar süresinde olan işçi de yıllık izin kullanamaz, yıllık izni kullandırılırsa ihbarı durur ve döndüğünde devam eder. Ancak feshi bildiren taraf işçiyse yıllık izinde de fesih bildirimi yapabilir.
İşçinin veya işverenin ödemekle yükümlü olduğu ihbar tazminatının hak edilmesi için belirli şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. İhbar süresi veya ihbar tazminatına hak kazanmak için temel şart, iş sözleşmesinin belirsiz süreli olmasıdır. Taraflardan biri, bu sözleşmeyi sona erdirmek istediğinde, diğer tarafa yasal olarak belirlenen süre kadar önceden bildirimde bulunmalıdır. Aksi takdirde, ihbar tazminatı doğar.
İhbar tazminatı şartlarını özetleyecek olursak:
✅ İşçi ve işveren arasındaki sözleşme belirsiz süreli olmalıdır.
✅ İş sözleşmesinin feshi haklı bir nedene dayanmamalıdır.
✅ İş sözleşmesi, Kanun'da belirtilen ihbar süreleri karşı tarafa tanınmadan feshedilmiş olmalıdır.
✅ Fesih bildirimi usule aykırı olmalıdır.
İhbar tazminatı; işçinin son brüt maaşı, yol ve yemek gibi süreklilik arz eden yan hakları kapsar.
Yani tazminat hesaplanırken işçiye ödenen ücretler hesaplamaya dahil edilir. Buna giydirilmiş brüt maaş denir. Ayrıca bu ödeme de vergiye tabi olduğu için ihbar tazminatı kesintileri yapılır. Bu nedenle kümülatif gelir vergisi matrahı ve binde 7,59 damga vergisi ve tevkifat oranı gibi giderler toplam rakamdan çıkarılarak işçiye ödenir.
İhbar tazminatı, işçinin brüt maaşı üzerinden hesaplanır. Hesaplama yapılırken, sadece maaş değil; yol, yemek, prim gibi düzenli ödenen tüm kalemler dikkate alınır.
Hesaplama formülü şu şekildedir:
Günlük brüt ücret × İhbar süresi (gün cinsinden)
Brüt ücret = Aylık toplam brüt gelir / 30
✨ Örnek:
Bu durumda işveren, ihbar süresine uymadığı için işçiye 42.000 TL ihbar tazminatı ödemek zorundadır.
İhbar tazminatının ödenmediği başlıca durumlar şunlardır:
Bu durumlarda ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğmaz ve taraflar arasında herhangi bir tazminat talebi bulunmaz.
Hayır, çalışan kendisi istifa ederse genel olarak ihbar tazminatı alamaz. İhbar tazminatı, taraflardan birinin ihbar süresine uymadan iş sözleşmesini sona erdirmesi durumunda diğer tarafa ödenen bir tazminat türüdür.
4857 sayılı İş Kanunu’na göre 6 ay – 1,5 yıl arası çalışanlar için ihbar süresi 4 hafta yani 28 gündür.
İşçiler 1 gün de çalışsa 1 yıl da çalışsa ihbar sürecine ve tazminat ödemesine tabi olurlar.
İhtar, iş ilişkisi devam ederken taraflardan birinin diğerine haklarını ihlal ettiğini bildirdiği resmi bir uyarıdır. İhtar çeken bir işçi bazı durumlarda ihbar tazminatı alabilir, ancak bu tamamen ihtarın nedenine, iş sözleşmesinin nasıl feshedildiğine ve tarafların kusur durumuna bağlıdır.
Evet, ihbar süresi çalışan ve işverenin birbirine iyi niyet gösterdiği zorunlu bir uygulamadır.
En çok merak edilen konulardan birisi de istifa edince de ihbarın zorunluluk durumudur. İşçi, istifa ettiğinde işyeriyle hiçbir ilişiği olmasını istemeyebilir, ihbar süresini beklemeden ayrılmayı düşünebilir ancak istifası haklı sebeple feshe dayanmadığı sürece ihbar sürelerine uymak zorundadır eğer işçi ihbar süresine uymayı kabul etmezse işverene ihbar tazminatı ödemek zorundadır.
İlan, aday, otomasyon ve onboarding’i tek yerden yönetin
Ücretsiz Deneyin