Bölüm Hakkında

Konuklar:

-Erdem Sağlamer: Allianz Türkiye Müşteri Deneyimi Direktörü

-İbrahim Sapmaz: Dokuz Eylül Üniversitesi, Endüstri Mühendisliği 3. Sınıf Öğrencisi

Reconnect’te, şirketlerin teknoloji ekiplerinden bir yönetici ile kendisinin mezun olduğu üniversitede eğitim hayatına devam eden bir öğrenci buluşuyor!

Yedinci bölümde Allianz bizlerle!

Bölüm Metni

Gediz Deren Öktem Ertürk
Selamlar herkese. Coderspace'den Gediz ben. Reconnect'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Bu seri bizim için gerçekten çok anlamlı çünkü teknoloji dünyasının deneyimli isimleri yollarının başladığı yere, okullarına, sıralarına geri dönüyor. Aynı bölümden bir mezun ve bir öğrenciyi buluşturduğumuz bu sohbetlerde sadece geçmişe dönüp anılar paylaşmıyoruz. Aynı zamanda sektöre yeni adım atacaklar için rehber olabilecek içgörüler ve ilham veren hikayeler konuşuluyor.

Gediz Deren Öktem Ertürk
Bu bölümde Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunu, Allianz Türkiye Müşteri Deneyim Direktörü Erdem Sağlamer, şu anda aynı bölümde 3. sınıfta öğrenciliği devam eden İbrahim Sapmaz ile buluşuyor. İbrahim'in soruları bizi nereye götürecek merak ediyorum ama öncesinde hem Erdem Bey'i hem de İbrahim'i burada görmekten, ağırlamaktan ne kadar mutlu olduğumuzu söyleyerek başlamak ve onları selamlamak isterim. Erdem Bey hoş geldiniz, nasılsınız? 

Erdem Sağlamer
Hoş bulduk, çok sağ olun. Sizler nasılsınız?

Gediz Deren Öktem Ertürk
Ben de çok iyiyim, çok heyecanlıyım yeni bölüm için. Bence çok güzel bir bölüm olacak. Sizlerden duyacaklarımız için de heyecanla bekliyorum. İbrahim sen de hoş geldin, nasılsın? 

İbrahim Sapmaz 
Hoş buldum, teşekkür ederim.

Gediz
Bugün sana vereceğim ben moderatörlüğü. Ben ikinize de teşekkür etmek istiyorum tekrardan katılımınız için. Ben sözü daha fazla uzatmayayım. Moderatörlüğü İbrahim'e bırakayım. Bölüm sonunda tekrar görüşmek üzere. 

İbrahim
Çok teşekkürler. Herkese selamlar. Öncelikle kısaca kendimi tanıtayım. Ben İbrahim Sapmaz. 9 Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü 3. Sınıf Öğrencisiyim. Bugün Reconnect'in bu bölümünün moderatörlüğünü ben yapmaya çalışacağım. Erdem Bey tekrardan hoş geldiniz.

Erdem
Hoş bulduk İbrahim.

İbrahim
Başlarken sizi daha yakından tanımak isteriz. Kariyer yolculuğunuzu bizimle paylaşır mısınız?

Erdem
Tabii. Öncelikle burada bulunmak çok güzel. Davetiniz için çok teşekkür ediyorum. Umarım herkes için çok faydalı, ilham verebildiğimiz, ilham alabildiğimiz güzel, keyifli bir sohbet olur.

Erdem
Ben Dokuz Eylül Endüstri Mühendisliği'nden mezun oldum 2000 yılında, sonra yine Dokuz Eylül Üniversitesi'nde işletme master'ını tamamladım. Uluslararası işletmecilik alanında sonra her genç endüstri mühendisi ne yapar? O zamanlar hizmet sektörü bu kadar yoğun değildi. Fabrikalar çok popülerdi ve ECA'da planlama mühendisi olarak başladım çalışma hayatına.

2003-2004 yılları arasında genç bir endüstri mühendisi olarak klasik malzeme ihtiyaç planlaması, üretim planlaması, stok yönetimi gibi işlerden sorumlu oldum. Sonrasında 2004 yılında Kocaeli'ndeki Sabancı Holding bünyesinde bir kuruluş olan BekSA'da görev aldım. Yine planlama mühendisi olarak girdim oraya. Sonrasında lojistik mühendisliği, planlama şefliği, lojistik şefliği şeklinde kariyerim devam etti.
Sonraki yıllarıma doğru yani 2004-2008 yılları arasında ben BekSA'da görev yaptım. Orada son yıllarıma doğru müşteri değer yaratma çalıştayları, stratejik planlama gibi biraz daha işin stratejik yönetim boyutuna biraz daha giriş yapmış oldum. BekSA'da çalışmak benim için bir şanstı. Çünkü oradaki tek endüstri mühendisi bendim. Orada ergonomi faaliyetlerinden tutun da böyle malzeme ihtiyaç bilinmesiz strateji çalışmalarına varıncaya kadar pek çok konuda layout'lara varıncaya kadar iş zaman etütleri gibi böyle okulda öğrendiğim pek çok şeyi uygulama fırsatı buldum. Sadece görev alanında hapsolmadım.
Bir sürü yerde görev verildi. Bunları da yerine getirmeye çalıştım. Kariyerim son yıllarında Beksa'da 2007-2008 yıllarına doğru biraz daha müşteri kavramıyla buluştum. Müşteri değer yaratma çalıştayları gibi faaliyetler. Dedim ki burada müşterinin namına bir şey var. "Erdem benim buraya biraz daha derinlemesine girmem lazım" dedim. Beni çekti bir şey. Bilemiyorum ne olduğunu. Biraz endüstri mühendisliğini de çok bağdaştırdım açıkçası. Çünkü endüstri mühendisliğinde süreç sistem ve insan bileşkesi vardır. Sen gayet iyi bilirsin. Müşteri deneyiminde de aynı şey var. Bu açılardan 2008 yılında da Turkcell'den bir teklif alınca oraya geçiş yaptım.

Turkcell'de artık üretim sektörünü gördüm dedim. Bir 5 yıllık bir fabrika deneyiminden sonra bir de hizmet sektörünü göreyim dedim. 2008 yılında Turkcell'e adımımı attım. Yaklaşık 12 yıl, 2020 yılına kadar Turkcell'de aralıksız müşteri deneyimi spesifiğinde görev yaptım. Çeşitli segmentlerinde bireysel, kurumsal ve sabit deneyimler, Super Online tarafı olmak üzere hemen hemen her tarafında görev yaptım. Akabinde de 2020 yılında da Allianz Türkiye'ye müşteri deneyimi direktörü olarak görev yapmak üzere katıldım. Burada da yine benzer şekilde müşteri deneyimini iyileştirecek faaliyetler içerisinde görev yapıyorum ekibimle birlikte.

Bu kariyerimi yaparken koçluk eğitimi aldım. Aynı zamanda profesyonel koçum. O da bana çok şeyler kazandırdı. İnsanları dinleme, tanıma, işte onların biraz daha içlerine girip gerçekten neler düşünüyorlar, akıllarından neler geçiyor, empati yapabilme, iç dünyasında neler var. Yani bir mühendislik background'un üstüne bir de böyle insan ilişkileri, psikoloji gibi şeyler bana çok şeyler kattı.
Bir de yaklaşık işte 20 yıl geçen bir kariyerim oldu. Çeşitli müşteri deneyimi oluşumlarında, yürütme kurullarında görev yapıyorum. Müşteri deneyimine önemini arttırmaya yönelik hem üniversitelerde konuşmacı olarak yer alıyorum hem ulusal ve uluslararası alanlarda sıklıkla konferanslarda da konuşmacı olarak da yer alıyorum diye özetleyeyim.

İbrahim
Çok teşekkür ederim. Şuna değinmek istiyorum. Müşteri deneyimi direktörüsünüz siz ve bu kavram şu an herkes tarafından bilinen bir kavram değil maalesef. Allianz'daki rolünüz tam olarak nedir? Bir müşteri deneyimi direktörü tam olarak ne iş yapar? Bunu sormak istiyorum.

Erdem
Süper soru. Şöyle özetleyeyim. Her firmada müşteriler var. Bu müşteriler tablolarda sayı olarak yer alıyor biliyorsunuz. İşte kaç müşterimiz var? 100 müşteri, 1 müşteri, 11 müşteri her neyse. Biz o müşterilerin hayatlarını iyileştirecek süreçleri daha iyi hale getirmeye çalışan bir ekibiz. Bu doğrultuda sistemleri, süreçleri daha iyi hale getirmeye çalışıyoruz ekibimizle birlikte. Bir SMS akışından tut e-mail template'ine varıncaya kadar veya işte bir firmaya gittiniz diyelim yeni satış sürecinden itibaren o satışın daha iyi olması için ne gerekiyorsa süreçleri iyileştirmek, dijitalleştirmek, bunu minimum çalışan eforu ve aynı zamanda müşteriye de az zahmetli sunmak açısından süreçleri biraz daha iyileştirdiğimiz bir faaliyet kolumuz var. Ben de bu perspektifte ekibimle birlikte müşterilerimizin hayatını iyileştirmeye çalışıyorum.

İbrahim
Anladım. Bu bağlamda devam etmek adına şöyle bir sorum olacak. Bu alana ilgi duyan öğrencilerin izlemesi gereken yol, kendilerini geliştirmesi gereken alanlar nelerdir?

Erdem
Bir kere literatür araştırması çok çok önemli. Müşteri deneyimi benim zamanımda yoktu açıkçası İbrahim. Yani ben biraz tesadüfi girdim bu işlere. Ne bir dersini aldım ne başka bir şey. Zamanla biraz bu yola çıktım diyeyim. Biraz tesadüfler oldu. Biraz hislerimle hareket ettim. Baktım ki müşteri deneyimi tarafı güzel böyle kıpırtılı bir alan ve sıklıkla işte Turkcell bunun okuluydu. Hiçbir firmada yoktu mesela müşteri deneyimi departmanı. İlk kurulan departman Turkcell oldu. Akabinde diğer firmalara bu yayıldı. Dolayısıyla biraz alaylı olarak bu işe girdik. Ama şimdi makaleler var müşteri deneyimi üstüne. Zaten internet dipsiz bir kuyu. LinkedIn'de bir sürü şeyler paylaşılıyor. o paylaşılan şeyleri okumak, araştırmak zaten insana pek çok şeyler katıyor. Bir de merak etmek, sorgulamak bence en önemli şeyler bu. Yani müşteri deneyimi alanına böyle ilgi duyuyorsanız çeşitli konferanslara katılabilirsiniz. Bu alanda bir sürü konuşmalar var. Çeşitli oluşumlar var. İnternette bunları takip edip, LinkedIn'de araştırıp, tagleyip, buralarda daha detaylı bilgiler alabilme imkanı mevcut. Hem online kanallarda hem offline kanallarda.

İbrahim
Çok teşekkür ederim. Bu konuda bahsetmek istediğim bir şey daha var. Her alanda dinamik değişiklikler yaşadığımız bir dönemdeyiz. Yapay zeka sizin çalışma alanınızı nasıl etkiledi? Ne gibi değişikliklere yol açtı? Bunu sormak istiyorum.

Erdem
Yapay zeka kullanmayan şirket yok hemen hemen. Neredeyse bu artık günlük hayatımızda da bu şekilde hep karşımıza çıkıyor. Benim 9 yaşında oğlum var. Mesela işte çok kar yağdı. Baktım ChatGPT'ye sormuş hemen. İşte "okullar tatil mi ne zaman tatil olacak?" diye. Sonrasında ChatGPT demiş ki valiliğin kararını takip etmeniz lazım. Ondan ikna olmamış yeniden sormuş. Demiş ki "tamam, anladım da ne zaman tatil olacak?" Hep aklımda kalmış bu örnek geliyor. Çağımızda çok kullanıyor yapay zeka. Özellikle bilgiye ulaşma anlamında, hap şeklinde bilgileri verme anlamında. Tabii biz de bu alanda çok çok yatırım yapıyoruz. Firmalar da yapıyor. Özellikle bilgiyi hap şeklinde verme, doğru bilgiye ulaşma konularında çeşitli yatırımlarımız var bizim de şirket içerisinde. Özellikle acenta kanalındaki çalışan arkadaşlarımızın daha net bilgiye ulaşması anlamında yapay zekadan yararlandırıyoruz. Keza diğer çalışanlarımızın da öyle. Çeşitli geliştirdiğimiz toollar var ve tool'lar üstünden insanların hayatını daha iyi hale getirmeye çalışıyoruz. Hem çalışan hem müşteri perspektifinden. Diğer yandan tabii kendi işimizde de çok kullanıyoruz yapay zeka uygulamalarını. Yani burada çeşitli bilgilere ulaşma anlamında veya bir sunum yapmada veriden yararlanma anlamında da yine çok çok buraları kullandığımızı söyleyebilirim. Bizim zamanımızda bunlar yoktu. Bilgiye ulaşmak çok çok zordu. Şimdi her şey telefonun bir ucunda. Çok şanslısınız bu açıdan. Bizim zamanımızda gerçekten öyle değildi. Ne olduğunu çok bilemiyorduk. Yani kapalı bir kutuydu o konular. Şimdi artık o kapalı kutudan çıkıp bilgiye ulaşmak anlamında sizi destekleyen pek çok tool var. Dolayısıyla bir sürü fırsat var sizin açınızdan. O yüzden çok şanslı bir jenerasyonsunuz. Yapay zekayı da kullanarak kendinizi geliştirebileceğiniz imkanlar yaratmanız mümkün diye düşünüyorum ben de.

İbrahim
Ben de aynı şekilde doğru kullandığımızda gerçekten bizim için çok büyük bir fırsat. Biraz da bizi birleştiren noktadan Dokuz Eylül'den sizin öğrencilik yıllarınızdan bahsetmek istiyorum. Dokuz Eylül şu anki konumunuza nasıl bir katkı sağladı? Hangi proje, kulüp, ders bu katkıda en büyük pay sahibi? Bunu sormak istiyorum.

Erdem
Bir kere her şey iletişim. İnsanlarla bitiyor olay. Bence bunu mutlaka aklımızda yer edinelim. Yani ne kadar bilgiye ulaşsak da eğer siz o bilgiyi doğru aktaramazsanız karşı kişiye veya güzel insan ilişkisi kuramazsanız bu çok efektif olmuyor. O yüzden insan ilişkileri bence çok çok kritik.

Erdem
Bu anlamda da Endüstri Mühendisliği Kulübü'ndeydim ben de. Ve burada kurduğum networkler, insanlarla oradaki ilişki ağımı genişletmem bana çok şeyler kattı. Yani bir zemin oluşturdu. Çünkü hepimiz işte lise, üniversite sınavlarından geçtik. Çok yoğun bir test bombardımanı falan. İnsan ilişkisini kaybettik oralarda. Ondan sonra üniversiteye girdik. Üniversiteye girdiğimiz anda o sosyallikten kaybolmamamız lazım. O sosyallik ortamına yeniden girmemiz lazım. O yüzden endüstri mühendislik kulüpleri bana çok şeyler kattı açıkça söyleyeyim. İnsanlarla nasıl konuşulur, nasıl ikna edilir, yani oradaki insan ağı nasıl genişletilir, buralar çok şeyler kattı.

Erdem
Akabinde çok güzel derslerimiz de oldu. Çok dobra bir şekilde söyleyecek olursam ben böyle makine mühendisliği derslerini çok sevmezdim İbrahim. Yani makine elemanları, takım tezgahları falan gibi böyle dersler vardı yanılmıyorsam. Onlardan çok feyz almazdım. Ama böyle işletme yönetimi, iş etüdü, zaman etüdü, işte iş akışı dersleri, yönetim, organizasyon, ergonomi gibi işlerden, onlardan çok yararlandım. Günün sonunda aslında orada öğretilen teorik bilgileri bir şekilde unutuyorsunuz ne yalan söyleyeyim bu gerçek. Aradan yıllar geçiyor 10 yıl 20 yıl ama o işin temelini aldığınızda bakış açısına özümsediğinizde o size iş hayatında çok şeyler katıyor. Evet bir böyle iş etüdünü zaman etüdünü senin gibi yapamam ben mümkün değil sen daha konularda yetkinsindir. Ama tekniğini falan çok iyi bilmem ama o mantığını özümsedikten sonra ben bunu kendi işimde, insan organizasyonda, takım kurmada nasıl optimum yararlanırım?

O becerileri geliştirdi bana. Dokuz Eylül Endüstri Mühendisliği. Kendimde çok şeyler buldum. Sürekli de bir şeyler katmaya da devam ediyorum açıkçası.

İbrahim
Anladım. Aslında burada bahsettiklerinizden aynı tip öğrenciler olduğumuzu anlıyorum birazcık da. Ben de böyle daha teknik derslerde sıkıntı çeken, daha çok yönetim kısmıyla, işletmenin yönetim kısmıyla alakalı olan derslerde kendini daha rahat hisseden biriyim. Topluluk konusunda da gerçekten ben de çok değerli olduğunu düşünüyorum. Hatta işte bizim Gediz Hanım'la tanışmamız, bir araya gelmemiz bile IEEE sayesinde, bir topluluk sayesinde oldu. Bunların bizi çok daha öne taşıdığını düşünüyorum. Zaten mezun olduğumuzda hatta staj ararken bile şirketler bizden bunu istiyorlar, çok değer veriyorlar. Bir toplulukta olmamıza, aktif rol almamıza bu konularda önemli diye düşünüyorum.

Erdem
Benim için mesela önemli kriterlerden bir tanesi bu topluluklarda yer almak. Çünkü ben de oralardan gelme birisi olduğum için az çok anlayabiliyorum nasıl bir beceriye. Bir kere o bende 1-0 önde başlıyor o topluluklarda yer alan çalışan. Çünkü demek ediyorum sosyal becerisi kuvvetli. Takımdaşlık anlamında bizim ekibimize çok şey katabilir. İletişim kurma becerileri daha kuvvetli olabilir. Dolayısıyla her zaman bu topluluklarda olmanızı da tavsiye ederim ben.

İbrahim
Kesinlikle %100 katılıyorum. Bir de şu an Dokuz Eylül'de olsanız, öğrencilik yıllarınıza dönseniz nasıl bir yol izlersiniz? Nasıl projelerde bulunursunuz?

Erdem
Benim zamanımda çok teknolojik dersler yoktu. O açıdan şanssız bir jenerasyonuz. Ama siz biraz daha farklı bir jenerasyonsunuz. İşte demin yapay zekayı sordum mesela. O çeşit derslerin bence daha fazla okutulması gerektiğini düşünüyorum açıkçası.

Bizim zamanımızda işte o bahsettiğim daha makine mühendisliğine yakın olan bir duruş vardı endüstri mühendisliğinde. Biraz oradan çıkıp daha teknolojik derslerle desteklenen bir yapıya bürünmeli diye düşünüyorum. Eğer seçim hakkı olsaydı bu derslerle ilgili yeni nesil teknolojik çözümleri gibi dersleri alırdım. Yapay zeka işte yapay zekadan destekli süreç iyileştirmeler, sistem iyileştirmeler gibi gibi işleri olduğu dersleri seçerdim. Onun dışında mesela inovasyon konuları gibi dersler bence okutulmalı daha fazla. Eğer seçme şansınız varsa onları seçmeniz faydalı olur. Çünkü endüstri mühendisliği, inovasyon da çok örtüşüyor. Çünkü endüstri mühendisliği de bir şeyleri iyileştirmeye dayalı. İnovasyon dediğimiz şey de insana katma değer yaratacak şekilde yeni bir şey geliştirmek.
İşte nasıl Apple dokunmatik telefonları geliştirdi, onun gibi inovatif çözümleri geliştirmek aslında. Dolayısıyla onlar, inovasyon, yeni nesil teknoloji çözümleri, yapay zeka, yazılım işleri ve tabii kendi dalım olan müşteri deneyimi gibi alanlarda ben öğrenciyken biraz daha böyle kendimi geliştirmek isterdim.
Ben çok bunun fırsatını bulamadım ama şu fırsatınız var. Bu dersleri alamasanız bile hiç problem değil. Bu internet ortamında, bu bilgi çağında online derslerle bunları çok rahat edinmeniz mümkün. Yeter ki iste İbrahim. Eğer yüreğinde varsa bir şekilde onları ders olmasa bile sağlayabilme imkanına sahipsin her türlü.

İbrahim
Evet, şu anda ana derslerimiz arasında bu yapay zeka kavramı aslında çok fazla girmese de seçmeli ders olarak çoğu şeyi öğrenebiliyoruz okulumuzda ve sizin de dediğiniz gibi internet açık bir kütüphane, her şeye hakim olabileceğimiz bir yer. Oradan da araştırmalarımızı devam ettirebiliriz. Şimdi aslında birazcık konuyu değiştireceğim. Endüstri mühendisliği çok geniş bir kavram ve aslında her yöne de gidilebilecek bir meslek. Ama temel olarak Allianz'da işe yeni başlayan bir endüstri mühendisi hangi teknik becerilere sahip olması gerekir? 

Erdem
Teknik becerilerden önce benim en çok aradığım iki şey var. Bir, kendini nasıl geliştiriyor? Kendini geliştirmek çok çok kritik. Şu söze çok inanıyorum ben: "Karanlıklar içinde çalışman senin ışıklar içinde başarını belirliyor." Bir kere bu hangi işi yaparsan yap motto, yani birinci olay bu. Kendini geliştirme konusunda ne kadar becerikli. Kendini yani sürekli yeni şeyler öğrenme konusunda ne kadar kendini geliştiriyor buralara geliştiriyor.

Özellikle çok fazla bakıyorum ben. Yeni işe başlayan birisinde de bence bu özellikler çok ön plana çıkmalı gibime geliyor. Hayat dediğin şey aslında bir tane alet çantasına ibaret İbrahim. Yani o alet çantasına sen ne kadar çok şey katarsan bir süre öğrendiğimiz şeyler hani konuştuk şimdi derslerden yönetim organizasyonu, etüt dedik, ergonomi dedik vesaire gibi, yapay zeka dedik mesela. Bu alet çantanı ne kadar çok şey katarsan bu seni o kadar daha ileri taşıyor iş hayatında. Biraz İsviçre çakısı gibi olmana sebebiyet veriyor ve farklı farklı dikeylerde yataylarda hareket edebiliyorsun. Ben mesela üretim sektöründen servis sektörüne geçtim. Telekom sektöründen sigorta sektörüne geçtim. Yani böyle çok yatay ve dikey hareketler yapabilme becerini geliştiriyor. O yüzden birinci kural bence çok çalışmak ve kendini geliştirmek, o alet çantasına yeni yeni tool'ları atmak bence birinci kural. İkincisi, bütünsel bakmak ve süreç bakış açısı. Yine Allianz'da işe yeni başlayan birisi. Özellikle Endüstri Mühendisi mezunu için söylüyorum. Çünkü Endüstri Mühendisi'nin en önemli misyonu, görevi bütünsel bakabilme becerisi. Biz ne yapıyoruz? Makine mühendisi gibi değiliz. Daha bütünsel bir şekilde organizasyona bakabilme becerimiz var. Süreç bakış açısı, sistem bakış açısı ve insan. Üçünü de koordine eden, üçünü de optimum derecede optimize etmeye çalışan bir bilim dalı aslında. Dolayısıyla bütünsel bakabilme, süreç bakış açısı, iş akışlarındaki o hakimiyet, o iş akışlarını düzeltme becerisi yine önemli noktalardan bir tanesi. Üçüncü nokta merak etme sorgulama yeteneği. Bence bu da önemli. Artık iş hayatında yani klasik memur gibi böyle işe gel, işe git, işte saat 5 oldu çıkayım falan bunlar artık biraz geride kaldı. O işe sen neler katıyorsun? Yani ona nasıl bir katma değer üretiyorsun? Kritik nokta o. Bir işi bir yerden alıp başka bir yere taşıman gerekiyor. O da yenilikçilik, merak etme, sorgulama, hayal gücü hep oralarda gizli.
Bunlar çok önemli diye düşünüyorum yani işin motoru çok çalışmak, kendini geliştirmek, sürükleyici dinamiklerde bütünsel bakabilmek ve merak etmek, sorgulamak, hayal etmek, yaratıcılığı kullanmak bunlar insanı bambaşka yerlere götürüyor.

İbrahim
Gerçekten. Biz mezun olduktan sonra işimize çok yarayacak tavsiyelerde bulundunuz. Genel olarak ben de yaptığım staj görüşmelerinde veya işte şirketlerden aldığım eğitimlerde bunu fark ediyorum. Zaten bizden asıl beklenen şey teknik beceriler değil azmimiz, sosyalliğimiz gibi olgular oluyor. Çoğu büyük şirketin bu konulara daha çok dikkat ettiğini düşünüyorum.

Erdem
Sen mesela kendinde hangi yönü daha güçlü görüyorsun bu saydığın alanlarda? 

İbrahim
Ben aşırı sosyal biri olduğumu düşünüyorum. Çok iyi bir takım oyuncusu olduğumu düşünüyorum. Bu konuda kendime çok güveniyorum. Uyumsuz bir insan değilim. Geri kalan kısımlarda açıklarım olsa da oradan kapatabileceğimi düşünüyorum. Yanımdaki insanlarla beraber hani onlara karşı iyi davrandığımda onlardan da bir şeyler öğrenerek o açıklarımı tolere edebileceğimi düşünüyorum. 

Erdem
Süper, harika.

İbrahim
Son bir sorum kaldı. O da alyanzda çalıştığınız için mutluluk duyduğunuz 3 şey nedir diye sormak istiyorum.

Erdem
Hep insandan bahsettik. Müşteri deneyimi dediğimiz şey de aslında özünde insandan ibaret. O yüzden hem müşteride hem çalışanda unutmamamız gereken şey insan olgusu. Çünkü karşımızdaki yüreği olan, duyguları olan, şu an burada konuşuyoruz seninle, bir duygu geçişi yaşanıyor mesela. Bir şekilde sen bir şeyler alıyorsun, veriyorsun falan bir interaction var. Dolayısıyla insana değer vermek çok çok önemli. Allianz'da çalışanına çok değer veren, insana değer veren bir firma. O yüzden Allianz'da çalışmaktan mutluluk duyduğum en önemli şeye birinci sıraya insana değer vermeyi koyarım kesinlikle ve çok da tavsiye ederim yeni başlayan, firma arayışında olan, ileride nerede çalışacağım diye soran, sorgulayan arkadaşlarıma Allianz Türkiye'yi kesinlikle tavsiye ederim. Çok iyi bir firma.

Dünyanın en değerli ilk 30 markası arasında Apple'ların, Amazon'ların olduğu yerde çok güçlü bir Alman menşeli, bir finansal bir dev aslında. O yüzden kalite, sağlamlık ve çalışana değer verme bence en önemli kriterler ve bunlardan dolayı da çok çok mutluluk duyuyorum. Alianzda olduğum için. Yeni başlayan genç arkadaşlarımıza da çok güzel olanaklar sağlıyor. Kendini geliştirme, eğitimler, online eğitimler, Allianz Türkiye Akademisi şeklinde kurduğumuz bir akademimiz var. Mesela ödüllü bir bölümümüz. Aynı zamanda ATA diyoruz biz kısaca. Buradan da çok güzel eğitimler alıp kendinizi geliştirme fırsatı da buluyorsunuz. Sizi sadece iş anlamında desteklemiyor. Aynı zamanda eğitimle de destekleyen. Eğitime çok çok önem veren iyi bir firma. O yüzden çok mutluyum ben Allianz Türkiye'de çalıştığım için de gurur duyarak da anlatıyorum genç arkadaşlarıma. İnşallah günün birinde seninle de yolumuz kesişir. Bakarsın bir toplantıda konuşuruz.

İbrahim
İnşallah. Çok teşekkür ederim. Çok güzel bir sohbet oldu bence.

Erdem
Benim için de öyle. Çok da değerli tavsiyelerde bulundunuz. Ben tekrardan çok sağ olun deyip sözü Gediz Hanım'a vereyim.

Erdem
Ben teşekkür ediyorum. Davetiniz için çok güzel, keyifli bir sohbet oldu. Umarım dinleyen herkes de faydalanmıştır.

Gediz
Çok teşekkürler. Ben de araya gireyim hemen. Üniversite yılları çoğu zaman ne yapmak istediğimizi tam bilmediğimiz, hayatın akışına kapıldığımız belirsizliklerle dolu bir dönem. İşte tam da bu yüzden sizin gibi deneyimli isimleri dinlemek o dönemdeki kafa karışıklığını biraz olsun netleştirebiliyor. Bugünkü sohbetinizin de İbrahim gibi üniversite öğrencisi, yeni mezun ya da henüz yolun başındaki dinleyicilerimize ilham olduğunu inanıyoruz. Bu yoldaki deneyimlerinizi, hikayelerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederiz Erdem Bey tekrardan.

Erdem
Ben teşekkür ederim.

Gediz
Ayrıca Allianz Türkiye'ye de gençlere verdiği fırsatlar için teşekkür ederiz. İbrahim senin de moderatörlüğün için çok teşekkür ederim. Sordukların senin sorun olduğu kadar eminim senin gibi alanda yeni kişilerin de soruları. Bu yüzden hepsine ses olduğun için teşekkür ederiz.

İbrahim
Ben teşekkür ederim. 

Gediz
Senin sorularını Erdem Bey sizin cevaplarınızla ne yapmam lazım, nereye odaklanmam gerek diye kafada dönen sorulara yol gösterici oldu bu bölümde. Ayrıca biz de Coderspace olarak teknoloji sektörüne adım atmak isteyen herkesin yanında olmaya devam ediyoruz. Hackathon, Datathon'lardan, MT Staj Programlarına, Bootcamp'lerden, teknoloji zirvelerine kadar birçok farklı etkinlikle hem kendinizi geliştirmeniz hem de doğru insanlarla tanışmanız için fırsatlar sunuyoruz. Reconnect serisinde tam olarak bu amaçla ilham veren hikayeleri siz öğrencilerle buluşturmak için sürdürüyoruz. Dinleyenlere teşekkür ederken yeni bölümlerden haberdar olmak için bizi takip etmeyi unutmayın demek isterim. Yeni bir Reconnect bölümünde görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.