Bölüm Hakkında

Konuklar:

-Berna Kulaksız, Vodafone Dijital Ürünler Direktörü

-Fevzi AyberkYiğittürk, YTU 3. Sınıf Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi

Reconnect’te, şirketlerin teknoloji ekiplerinden bir yönetici ile kendisinin mezun olduğu üniversitede eğitim hayatına devam eden bir öğrenci buluşuyor!

İkinci bölümde Vodafone bizlerle!

Bölüm Metni

Merve Demirler:
Selamlar herkese Coderspace'den Merve ben. Yeni podcast serimiz Reconnect'te bugün Vodafone'la birlikte olacağız. Ve bize Yıldız Teknik Üniversitesi 3. sınıf Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi Ayberk ile Vodafone'dan Berna Hanım eşlik edecek. Küçük bir girizgah yapmak isterim ben Berna Hanım ve Ayberk ile. Akabinde sözü ve moderasyonu Ayberk'e teslim edeceğim. Bölüm sonunda tekrar yanınıza geleceğim. Selamlar Berna Hanım, nasılsınız?

Berna Kulaksız:
Çok iyiyim, sizler nasılsınız?

Merve Demirler:
Ben de iyiyim, çok teşekkür ediyorum. Bugün biraz Yıldız Teknik günlerine ve Vodafone'da kariyere değineceğiz. Ve bu noktada da bana Ayberk destek olacak, size soruları kendisi iletecek. Ayberk, selamlar, sen nasılsın?

Fevzi Ayberk Yiğittürk:
Ben de çok iyiyim.

Merve Demirler:
Mezuniyetin ne zaman Yıldız Teknik'te acaba? Biraz sonra sözü sana bırakacağım, muhtemelen Berna Hanım'ın da mezuniyet yıllarına da değiniriz. Senin ne zamandı mezuniyetin?

Fevzi Ayberk Yiğittürk:
İki sene içerisinde mezun olmayı umuyorum.

Merve Demirler:
Hadi bakalım, kolay gelsin. Eminim güzel keyifli bir bölüm olacak bu bölüm de. Şimdi sözü sana bırakıyorum ben.

Fevzi Ayberk Yiğittürk:
Tamamdır. Berna Hanım öncelikle sizinle bu podcast'a olmak benim için büyük bir zevk. İsterseniz sizi bir tanıyarak başlayalım. Bize kariyerinizi de içine alarak kariyer yolculuğunuzdan, öğrencilik zamanlarınızdan, Vodafone'daki hayatınızdan bahsederseniz çok mutlu olurum.

Berna Kulaksız:
Tabii ki benim için de inanılmaz keyifli. Hem sizler gibi genç arkadaşlarımla sohbet etmek, biraz böyle geçmişe dönmek, oralardaki ben nasıldı onları biraz daha düşünmek ve sizlerin heyecanını almak inanılmaz keyifli hissettiriyor beni. Ama seninle bu görüşmeyi yapmanın tabii ki benim için ayrı bir de özelliği var. Ben de Yıldız Teknik Üniversitesi'nden mezun biri olup uzun yıllar iş hayatında her zaman gururla üniversitedeki zamanlarımı hatırlayarak geçirdim. O yüzden de bugünün ayrı bir keyfi var. Biraz kendimden bahsedeyim. 1995 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliğin bölümünü kazandım. Çok keyifle geçen 4 yılın sonunda 1999 yılında mezun oldum. Tarihler sana çok eski gelebilir. 1900'lü yıllar gibi. Ama inan zaman çok hızlı geçiyor. İnanılmaz çabuk geçiyor. Sen bile anlamıyorsun ne kadar hızlı geçtiğini. 1999 yılında mezun oldum dediğim gibi ve mezun olur olmaz telekomünikasyon alanında çalışmaya başladım. Ve yaklaşık 25 yıldır da hatta 25 yılımı tamamladım, telekomünikasyon alanında çalışıyorum. Telekomünikasyon aslında çok büyük bir alan diyebiliriz. Bir an böyle düşündüğünüzde daha tamamen bilgisayar mühendisliği odaklı gelebilir ama o kadar çok içerisinde her şey var ki... Ben mezun olduğumda tamamen makine mühendisliği alanında çalıştım. Daha çok baz istasyonlarının işletilmesi. Sonrasında biraz daha IT bölümlerine doğru kaydım ve IT operasyonlarında çalıştım. Daha sonra da dedim ki bu işin ben arka tarafta nasıl yapıldığını öğrendim ama biraz müşteri ön yüzünde neler yapılıyor, iş birimi tarafında deneyim nasıl merak ettim ve iş birimlerinde devam ettim. Özellikle kurumsal iş biriminde kurumsal müşterilere servisler çözümler geliştirme, telekomünikasyon alanında bu alanlarda çalıştığım müşterilerin projelerini gerçekleştirme. Ve sonrasında da bireysel iş biriminde daha sabit internet altyapısındaki ürün portföyünü hazırlayan, sunan ekipleri yönettim. Ve en son rolüm de Vodafone Türkiye dijital Varlıklar ekibini yönetmek diyebilirim. Biz bu alanda neler yapıyoruz? Biliyorsun artık dijital çağ kaçınılmaz ve hepimiz neredeyse her satın almamızda bir dijital uygulamaya bir bakıyoruz. Ve çoğu işlemimizi, hem satın alma işlemlerimizi hem de gündelik işlemlerimizi ya da sorunlarımızı çözmede, kontratımızı yenilemede aklımıza ne gelirse her türlü işlemde bir dijital uygulamaya, dijital web sayfasına girip işlemlerimizi yapıyoruz. Dolayısıyla ben de Vodafone Türkiye'de bu bütün dijital uygulamaların ekibimle birlikte yönetiminden sorumluyum. Hem geliştiriyoruz hem iyileştiriyoruz hem buradaki yeni teknolojileri takip eden keyifli bir yolculuğumuz var.

Fevzi Ayberk Yiğittürk:
Evet, çok güzel açıkladınız. O zaman sonraki sorumuza devam edeyim ben. 25 yıldır Vodafone'da çalıştığınızı söylediniz. Farklı farklı departmanlarda da çalıştınız. Aslında belki de Vodafone'u en iyi bilen insanlardansınız. Bize Vodafone'un ne iş yaptığından ve sizin ekibinizin rolü nedir burada, ondan da bahsederseniz çok güzel olur.

Berna Kulaksız:
Vodafone Türkiye dünyanın birçok yerinde de hizmet veren bir telekomünikasyon operatörü, iletişim sağlayıcı. Hem mobil iletişimi hem de sabit hizmetler iletişimini hem bireysel müşterilere hem de kurumsal müşterilere sunuyor. Biz de Vodafone Türkiye olarak çok kapsamlı bir operasyonu yürütüyoruz. Hem evlerimizdeki internet hizmetlerini hem de mobil iletişimde Türkiye'nin her yerinde müşterilerimize sunuyoruz. Benim rolüm biraz önce de bahsettiğim gibi dijital uygulamaların geliştirilmesi. Bir Vodafone Yanımda uygulamamız var ve her ay 16 milyondan fazla kişi Vodafone Yanımda uygulamasını açıp gerek satın alma, kontratını yenileme, ek paket alma, yurt dışına çıktığında pkedini aktifleştirme ya da bir sorunu olduğunda sorununu çözme gibi işlemlerini yapmak için bu uygulamayı kullanıyor. Dolayısıyla aslında çok büyük bir dijital platform. Biz buradaki bütün deneyimi geliştirmekten, altyapısını iyileştirmekten sorumluyuz. Aktif olarak kod yazan ekiplerimiz, test ekiplerimiz, uçtan uca deneyimi tasarlayan ekiplerimiz var. Hep birlikte dijital uygulamalar geliştiriyoruz. Sadece Vodafone Yanımda değil, Vodafone ana web sitelerini ve mağazalardaki dijital ekranların da geliştirilmesinden sorumlu büyük bir ekibiz.

Fevzi Ayberk Yiğittürk:
Tamamdır. Üçüncü sorumuzla devam ediyorum. Yıldız Teknik Üniversitesi'ndeki eğitiminizin Vodafone'daki rolünüze nasıl bir katkısı olduğunu düşünüyorsunuz?

Berna Kulaksız:
Yıldız Teknik Üniversitesi çok güzel bir üniversite. Hem lokasyonu hem köklü bir üniversite olması hem de mühendislik bakış açısı çok değerli. Benim okuduğum dönemlerdeki kıymetli hocalarımın verdiği temel mühendislik eğitimi hayatın her alanında, sonrasında ben makine mühendisliği yapmayıp biraz daha elektronik mühendisliği, bilgisayar mühendisliğine kayan bölümlerde çalıştım. Temel mühendislik eğitimi çok önemli. Dolayısıyla oradaki analitik bakış açısı, prolem çözme yeteneği, farklı bölümleri anlama yetkinliğini veriyor. Dolayısıyla en temelde aldığınız mühendislik eğitimiyle birlikte oradaki analitik bakış açısını kazanmak benim bütün hayatımda çok etkili oldu. Ayrıca her yerden gelen öğrencilerin olduğu, her farklı okul sisteminden, farklı şehirlerden, farklı bakış açılarından gelen arkadaşlarımla iletişimde olmak ve onlardan öğrendiğim farklı bakış açıları da hayatım boyunca bana çok katkısı oldu diyebilirim.

Fevzi Ayberk Yiğittürk:
Teşekkür ederim. O zaman bizim üniversitemizin daha çok öne çıktığı kulüple ile etkinlikleri ile Teknoparkının sağladığı AR-GE'si ile ya da bölüm dersleri ile size şu anki rolünüzde en çok katkı sağlayan şey neydi?

Berna Kulaksız:
O dönemde daha bilgisayar dersleri yani AutoCAD dersleri yeni yeni popüler oluyordu benim zamanımda. Ama işte o bilgisayar laboratuvarında o dersleri almak, ilk önce bu arada daha makine mühendisliğinde klasik T cetveli vardır. Öğrenciler işte sırtlarında taşıyarak okula gelir. Ben de şu an var mı bilmiyorum bu arada Ayberk sen görüyorsan söyle.

Fevzi Ayberk Yiğittürk:
Her bölümde görüyorum neredeyse.

Berna Kulaksız:
Süper. Hem onun sistematiğini öğrenip daha çok el becerisiyle bir şeyler çizebilmeyi öğreten ama paralelde de bunun teknoloji iz düşümünü ta o dönemki zamanlarda aslında daha ileri teknolojiyi öğretmesi bence çok önemliydi. Dolayısıyla hem el becerinizi geliştiriyor hem de hayal gücünüzü geliştirip ikisini birleştirebiliyor. O yüzden de bilgisayar laboratuvarları benim için çok önemliydi. Ayrıca o dönemde yabancı dil ek dersleri vardı ki ben Türkçe makine mühendisliğinde okuyordum ama yabancı dile de o kadar ağırlık vermeleri önemliydi. Çünkü her şey globalleşiyor dijital çağda. Eskiden siz çalışırken iş arkadaşınız ya da işte bir mağazanız var iş arkadaşınız ya da müşterileriniz bulunduğunuz çevreyken şu an nerede olduğunuz önemli değil dünyanın bir ucuna da web sitenizden satış yapabiliyorsunuz ya da müşterileriniz sizi başka bir yerden, internetten bulup size gelebiliyorlar. Dolayısıyla yabancı dil de çok önemli. O günlerdeki yabancı dil ağırlığının da olması beni bugünüme daha rahat getiren işlerden. Birincisi, o gün başlamış Yıldız Teknik Üniversitesi dijitalleşmeye. İkincisi de globalleşmeye. İki, ek ders diyeyim biz o zaman ek ders diyorduk, kulüp diyorsunuz siz şimdi. Kulüpler bugünümü şekillendirmede bana çok katkı sağladı.

Fevzi Ayberk Yiğittürk:
Peki, şu anda üniversite yıllarınıza geri dönme şansınız olsa, bugünkü bilginiz ve deneyiminizle bir proje başlatacak olsanız bu ne olurdu? Veya neden o projeyi seçerdiniz?

Berna Kulaksız:
Ben stajlardan çok şey öğrendim o dönemde ve etkili stajlar yaptığımı düşünüyorum. Ama daha çok mekanik üzerine yapmıştım. Bir tanesi kalıp atölyesindeydi, kum kalıp atölyesinde. Diğeri de bir traktör fabrikasında imalat üzerineydi. İkisini benzer yapmanın daha doğru olduğunu düşünmüştüm tamamen yerinde göreyim, sistematiğini anlayım diye. Hakikaten o çalışma şartları koşullarını görmek için. Çünkü bazen hayalinizde bir dünya yaratıyorsunuz ama içine girdiğinizde zorlukları bambaşka olabiliyor. Dolayısıyla önceden görmek çok önemli. Tavsiyelerimden biri mutlaka yazları bütün arkadaşların iyi değerlendirmesi lazım üniversite döneminde. Ben neyi daha farklı yapardım dediğimde, dijital çağa kendimi adapte edebilecek daha farklı kurslar alabilirdim diye düşünüyorum. Çünkü belliydi geleceği. Dolayısıyla hangi alanda çalışırsam çalışayım. Ben sonuçta makine mühendisliği yapsaydım yani direkt imalatta çalışsaydım o gün o alanda da otomasyona ağırlık verecektim. Dolayısıyla beni dijitalleşmeye hazırlayan, o dijital dili anlayabileceğim eğitimleri önden almayı ve yabancı dilimi o günlerde daha çok geliştirmeyi tercih etmeliydim bana göre. Çünkü bu ikisi çok önemli.

Fevzi Ayberk Yiğittürk:
Aslında sonraki sorumu da cevaplamış oldunuz. Üniversiteden mezun olmadan önce bilseydim iyi olurdu dediğiniz bir şey var mı?

Berna Kulaksız:
Bilseydim iyi olur dediğim şu var aslında. Ben biraz daha mezun oldum, her şeyi standarizasyonuna göre yaptım ve doğru olduğunu düşündüğüm tarzda yaptım. Daha böyle yapısal ilerlediğimi düşünüyorum. Bunlardan dolayı kendime hiç haksızlık etmiyorum ve doğru zamanda doğru işleri yaptığımı düşünüyorum. Ama şunu yapmadım ben, meslek bazlı olarak hangi mesleğin neye ihtiyacı vardır? Oradaki gelişim fırsatları nelerdir? Çünkü hepimiz bir dersi çalışırken de alt alta yazıp her şeyi bakıyoruz. Bunun faydası nedir? Hangi alanda ilerlemeliyim? Dezavantajı nedir? Her konuda bu çıkarımları yapabiliyoruz. Ben de o döneme geri gitseydim meslek alanlarını çalışmayı isteyeceğim meslekleri daha alt alta koyup beni nereye götürür? Ben o meslekte mutlu olmak için ve ilerleyebilmek için hangi alanımı geliştirmeliyim? Bunları daha net çalışırdım diye düşünüyorum. O bana daha faydalı olurdu diye düşünüyorum. Bugün bir bilgisayar mühendisinin mezuniyetinde bana biz ne yapmalıyız diye sorarlarsa, eğer yazılım alanında çalışacaksa en azından yazılımla ilgili bugün birçok yerde çok cüzi olarak alınabilecek eğitimler var. Büyük eğitim platformlarında sürekli kampanyalar da oluyor. Dolayısıyla bir kodlama ya da bir uygulama geliştirme alanında çalışılacaksa oradaki tasarım eğitimleri ve yapay zeka. Yapay zeka her alanda inanılmaz önemli. Biz de şu an birçok alanda kullanıyoruz. Kodlamamızda kullanıyoruz, kodlamanın testinde kullanıyoruz. Çeşitli müşteri modellemelerinde kullanıyoruz. Vodafone Türkiye'de kullanmadığımız, yapay zeka modellemesi kullanmadığımız hemen hemen hiç alan yok diyebilirim ve kendimizi zorluyoruz. Çünkü, bu bir yenilik ve hem hızımızı arttıran hem de verimliliğimizi arttıran muazzam bir teknoloji. Dolayısıyla gençleri kendi bölümüyle ilgili çeşitli kursları önden almaları, kendilerini geliştirme anlamında tüm yazlarını çok faydalı geçirmeleri, bir de yapay zeka konusunda da temel belli başlı eğitimleri alıp o bakış açısına sahip olmaları iş hayatında onları bir adım öne getirir diye düşünüyorum. 

Fevzi Ayberk Yiğittürk:
Berna Hanım, 25 yıldır aynı şirkette çalıştığınızı söylediniz. Bunu nelere borçlusunuz? Vodafone sizi bu konuda nasıl destekledi? Sizin kalmak için sebepleriniz nelerdi?

Berna Kulaksız:
Ben başladığım noktada tamamen teknoloji alanında başladım. Baz istasyonları yönetiminde başladım. Bayağı sahada baz istasyonunun kalibrasyonlarını yapıyorduk. Sonrasında 10 yıl boyunca IT operasyonlarında çalıştım. Bayağı gece mesaisi, sistemlerin ayakta olması, kodlarla sistemlerdeki kampanyaların girişlerini yapıyordum. Sonrasında farklı iş birimlerinde çalıştım. Bu tabii Vodafone'un da bir güzelliği aslında. Kariyerine aslında sen karar veriyorsun ve nereye gitmek istiyorsan, hangi alanda kendini geliştirmek istiyorsan Vodafone inanılmaz destekliyor. Ve o alanda geliştiriyor. Bu arada ben bir de hep yükselerek farklı yerlere geçtim Vodafone içerisinde. Ve şöyle hissediyor insan, her bölüm değiştirdiğinde bambaşka bir dinamik, bambaşka koşulları, bambaşka sistematiği var. Dolayısıyla yepyeni bir şirkete gelmiş gibi hissediyor insan ve kendini yeniliyor. Birncisi iş hayatında kendini yenileyebilmek, yeni bir şeyler öğrenmek muazzam bir şey. Dolayısıyla o insanı daha tutkulu yapıyor. Ve daha mutlu çalıştırıyor diyebilirim. İkincisi de içeriden yükselmek Vodafone için çok önemli. Böyle bizim programlarımız var. Dolayısıyla sen neyi yapmak istiyorsan, hangi alanda başarmak istiyorsan ve nasıl yükselmek istiyorsan hem eğitimleriyle hem kariyer yol haritasıyla destekliyor. O yüzden de 25 yıl nasıl geçti anlamadım. Çünkü çok farklı işler yaptım. Şirketim beni destekledi, yükselmeme olanak sağladı. Karşılıklı olarak ben elimden gelenin en iyisini yaptım, şirketim de her zaman destek oldu. Ve bunlar aslında bizde yapısal programlar halinde de var şirket içerisinde. İçeriden farklı ekiplere geçmeye, yükselmeye red experience diyoruz. Cross functional işler dediğimiz farklı bölümlere doğru geçmemiz destekleniyor. O yüzden de bu 25 yıl keyifli geçti.

Fevzi Ayberk Yiğittürk:
Berna Hanım Vodafone'da işe yeni başlayan birinin, özellikle bir bilgisayar mühendisinin hangi teknik becerilere sahip olması gerekir? Veya teknik olmayan ne tarz becerilere sahip olması lazım?

Berna Kulaksız:
Bizim yeni başlayanlarımız için aslında çok güzel oryantasyon programlarımız var. Bu arada iki adım geriye alayım. Bir Vodafone'da uzun dönemli staj programlarımız var. Ve burada kişiler ilgili bölümlere dağıtılıyor. Ve buralarda tamamen o takımın parçası olarak çalışma düzenindeler. Bazen stajda olan arkadaşlar farklı farklı firmalarda en azından benim duyduğum daha gözlemci olarak konumlanabiliyorlar. Ama Vodafone Türkiye'de tamamen o takımın bir parçası olarak ilk önce hem oryantasyon hem de ekip içerisinde eğitimlerle bir ısındırılıyor. Daha sonra da aktif olarak ekiplerde çalışıyor. Dolayısıyla öncesinde staj programlarıyla Vodafone'da arkadaşlarım çalışabilirler. Bilgisayar mühendisliklerinden mezun ya da herhangi bir başka bölümden mezun olanlar. Bunun yanında bizim Discover programı dediğimiz, üniversitelerin son sınıflarında ya da mezun olduktan sonra katılabilecekleri, tamamen yeteneklerinin geliştirilip, ilgi alanlarına göre ilgili departmanlarda çalışmaya başladıkları ve sürekli eğitim alıp kendilerini geliştirebilecekleri programlarımız da var. Bu iki programa da katılabilirler. Bunların haricinde gelmek istediklerinde zaten mühendislik diplomaları hâli hazırda olan arkadaşlarımızdan bahsedersek, başvurmaları ve kendilerine artı değer katılmak için de zaten aslında daha önceki soru cevaplarında söylediğim örneğin uygulama geliştirmek mi istiyor? Belli alanlarda bu ilgisinde küçük kod yazma egzersizleri yapmış olmaları ya da tasarım dilinden kullanıcı arayüzü tasarlanması ya da buradaki mimarinin oluşturulması kısmında çeşitli kurslarla kendilerini geliştirmiş olmaları daha hızlı entegre olmalarını sağlar. Ama benim tavsiyem bizim staj programlarını mutlaka kontrol etmeleri, Discover programını mutlaka kontrol etmeleri, başvurmaları. Buralardan girdikleri takdirde çok daha hızlı adaptasyon ve kolaylık yaşayacaklarını düşünüyorum.

Fevzi Ayberk Yiğittürk:
Teşekkür ederim. Sizinle yaptığımız bu programda Vodafone'da çalışmaktan ne kadar keyif aldığınızı çok net anladım. Bu yüzden şöyle bir soru sormak istiyorum. Bir bilgisayar mühendisi olarak Vodafone'da bilgisayar mühendisi olmadan sizin gibi farklı bölümlere yönelerek çalışmamız mümkün olur mu?

Berna Kulaksız:
Tabii ki olur. Biz öncelikle kişileri zaten yetkinliklerine göre değerlendiriyoruz, mülakatlarımız var. Ve birçok bölüm olduğu için illa bilgisayar mühendisi olması gerekmiyor. Çok büyük bir şirketiz, büyük bir organizasyonuz. Gerek finans dikeyimiz, insan kaynaklarımız, uygulama geliştiren bölümler, satış bölümlerimiz dolayısıyla çok farklı bölümlerimiz var. Ve dediğim gibi kişinin mezun olduğu bölüme göre, yetkinliklerine göre birçok alanda çalışma fırsatı sunuyoruz zaten. İlla tek bir bölüm olmasına gerek yok. Bir de ben Berna olarak, yani kişisel olarak insanların kendi yetkinliklerini de geliştirmesine çok inanırım. Öyle bir bilgisayar mühendisliği olmayabilir ama üniversite birinci sınıftan beri kod yazmaya o kadar meraklıdır ki belli kod dillerini çok iyi biliyor olabilir. Bu alanda kendini geliştirmiş olabilir. Dolayısıyla onun için bir artıdır. İnsan kendine inanırsa kendini geliştirirse bana göre çoğu alanda çalışabilir.

Fevzi Ayberk Yiğittürk:
Berna Hanım, sizin için Vodafone'da çalışmak güzel iş dedirten akla gelen üç şey nedir?

Berna Kulaksız:
Dört söyleyeceğim ben. Bunun için birkaç tane şey sayabilirim aslında. Bir tanesi, bizde herkes olduğu gibidir. Kendini farklı değerlendirecek bir hissiyata kapılmasını istemeyiz. Dolayısıyla herkes olduğu gibi nasıl çalışmak istiyorsa öyle çalışır. İkincisi hibrit çalışma. Biz haftanın belli günleri istediğimiz yerden, evden, belli günleri de ofisten çalışıyoruz. Dolayısıyla hem iş özel hayat dengesinde hem bazen çok konsantrasyon gerektiren çalışmanız olabiliyor. Onu rahatlıkla kendi istediğiniz sessiz alandan yapmak dediğim gibi hem iş özel hayat dengesine çok olumlu yansıyor. Hem de iş performansına çok olumlu yansıyor. Üçüncüsü biz global bir şirketiz. Türkiye'den de çokça arkadaşımız Vodafone'un farklı ülkelerinde bizi ve oldukça iyi pozisyonlarda Vodafone Türkiye'yi temsil ediyorlar. Ve global kültürün parçası olmak, farklı farklı ülkelerde, teknolojide neler yapılıyor, işleyişleri nelerdir bunları görebilmek, öğrenmek, bunu adapte edebilmek Türkiye'ye ya da Türkiye'den yeni hizmetleri, servisleri, inovasyonu farklı ülkelere örnek yaratmak çok önemli. Dolayısıyla bir üçüncüsü global fırsatlar diyebilirim. Dördüncüsü de, dördü de ben ekledim. Hem keyifli çalışma ortamımız var hem de aslında teknolojinin sürekli geliştiği bir işte çalışıyoruz. Ben 25 yıl dedim ama 25 yıl önce başladığımda data hatları yoktu mesela. SMS daha yeniydi. Bu tabii şimdi sizlerin yaşlarınızda "nasıl yani?" dedirtebiliyor. Bugün geldiğimiz noktada artık öyle bir boyuta geldi ki bir telefon bizim her şeyimiz, bütün işimizi, iletişimimizi, ödememizi, her şeyimizi GSM üzerinden yapıyoruz. Dolayısıyla bu inovasyonun içerisinde olmak, parçası olmak hakikaten çok keyif veriyor. Dolayısıyla bir de sürekli gelişen, yenilenen sektörün parçası olmak ve Vodafone'da çalışmak güzel iş dedirtiyor.

Fevzi Ayberk Yiğittürk:
Evet, Berna Hanım sorularıma cevap verdiğiniz için çok teşekkür ederim. Bana bu podcast'te sizinle beraber olma fırsatı verdiği için de Coderspace'e de ayrıca teşekkür ederim. Sizlerin de son sözlerini alıp programımızı kapatalım.

Berna Kulaksız:
Benim için de çok keyifliydi. Ayberk dediğim gibi bir o geçmişe dönmek benim için de böyle bir 25 yılın kendi içimde bir özeti oldu ve şu mutluluğu da yaşadım. Okurken de çok mutluydum. Aklıma Yıldız Kampüsü'ndeki günlerimiz geldi. Ben sarmaşıklı binadaydım. Çok keyifli bir ortamdı, derslerimiz çok keyifliydi, okul çok keyifliydi. Oradan sonra iş hayatı başladı. 25 yılı anlattım ama hakikaten her yılı ayrı keyifli, her bölüm ayrı keyifli. Ve kendimi de mutlulukla geliştirdiğini hissettim bu dönemin. Ve sizler de buna vesile oldunuz. Hakikaten benim için de güzel bir podcast oldu. İnşallah dinleyen arkadaşlarım keyif alır. Ve onlar da bir 25 yıl sonra aynı mutluluğu yaşar diyorum. Keyifli günler, çok teşekkür ederim.

Merve Demirler:
Bu noktada ben de geri geldim. Sizi arka tarafta dinlemek benim için de çok keyifliydi. Başta Vodafone ekibinden Berna Hanım'a teşekkür ediyorum. Sonrasında da Ayberk'e bize bu bölümde sorularıyla eşlik ettiği için teşekkür ediyorum. Berna Hanım 25 yıldır bir şirkette devam etmek muhakkak ki Ayberk'in de dediği gibi hem bu sevgi bağı hem de geliştirici ortamla mümkün oluyor. Bunu siz de bu bölümde birçok hem öğrenci arkadaşımız hem de yola çıkış sebebimiz potansiyel meslektaşa iletmemize vesile olduğunuz için teşekkür ediyorum. Farklı bölümlerde Vodafone'la farklı işbirliklerinde de yine bir araya gelmek dileklerimizde. Kendinize iyi bakın, hoşçakalın.